Muhatap, Kira Sözleşmesini İmzalayan Taraftır
Kira ilişkisinde temel kural, kiracının tek muhatabının sözleşmeyi “kiralayan” sıfatıyla imzalayan kişi veya kişiler olmasıdır. Türk borçlar hukukunda bir taşınmazı kiraya vermek için o taşınmazın maliki (sahibi) olmak zorunlu değildir. Malik olmayan bir kimse dahi kiraya veren sıfatıyla geçerli bir sözleşme imzalayabilir.
Bu doğrultuda:
- İhtarnameyi kiralayan çeker: Örneğin ödenmeyen kira bedelleri, kullanım şartlarına uyumsuzluk veya sözleşme ihlalleri nedeniyle ihtar gönderilecekse, bunu sözleşmeyi kiralayan sıfatıyla imzalayan hissedar veya hissedarlar yapmalıdır.
- Tapu kaydı tek başına belirleyici değildir: Gayrimenkul üzerindeki hisse oranları ne olursa olsun, sözleşmede adı geçen kiralayan taraf süreci yürütür.
Mülkiyet Hakkından Doğan İstisnai Durumlar
Her ne kadar ana kural sözleşmedeki kiralayan sıfatı olsa da, mülkiyet hakkına dayalı bazı özel durumlarda kiralayan olmayan maliklerin de hukuki süreç başlatma hakkı bulunmaktadır.
- 10 Yıllık Uzama Süresi Dolduğunda: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin emsal kararlarına göre; 10 yıllık uzama süresi dolan kiracının tahliyesi talep edilirken, sözleşmede kiralayan olarak yer almayan malik de mülkiyet hakkına dayanarak ihtarname gönderebilir ve tahliye davası açabilir.
- Pay ve Paydaş Çoğunluğu: İşyerinde hissedarların atacağı hukuki adımlarda, olayın niteliğine göre Türk Medeni Kanunu’nun paylı mülkiyete ilişkin “pay ve paydaş çoğunluğu” kuralları da göz önünde bulundurulmalıdır.
İşyerinizdeki kiracıya ihtarname çekilmeden önce bakılması gereken ilk ve ana belge kira sözleşmesidir. İhtarnameyi, sözleşmeyi kiralayan sıfatıyla imzalamış olan hissedar veya hissedarların göndermesi esastır.
Ancak hak kaybına uğramamak ve teknik usul hataları yapmamak adına, ihtarname çekilmeden ve tahliye süreçleri başlatılmadan önce bir avukattan profesyonel hukuki yardım alınması büyük önem taşımaktadır.












