Tahliye Gecikirse Fatura Kabarıyor
Yargıtay’ın 2014/2794 Esas ve 2014/7241 Karar sayılı ilamı, kiracının verdiği tahliye taahhüdüne uymamasının hukuki sonuçlarını net bir şekilde çiziyor. Karara konu olan olayda, kiracı belirli bir tarihte taşınmazı boşaltacağını taahhüt etmesine rağmen, bu sözünü yerine getirmeyerek mülkü kullanmaya devam etmiştir.
Yargıtay, bu durumu “haksız işgal” veya “sözleşmeye aykırılık” çerçevesinde değerlendirerek şu sonuca varmıştır:
Kiracının tahliye için taahhüt ettiği tarih ile mülkü fiilen boşalttığı tarih arasında geçen süre boyunca, kiraya verenin elde edemediği kira gelirleri birer zarar kalemidir ve bu zarar kiracı tarafından tazmin edilmelidir.
Mülk Sahipleri İçin Yeni Bir Güvence
Bu karar, özellikle tahliye süreçlerinin uzamasından şikayetçi olan mülk sahipleri için güçlü bir emsal teşkil ediyor. Genellikle tahliye davalarının uzun sürmesi nedeniyle mülk sahipleri ciddi bir gelir kaybı yaşıyordu. Ancak bu içtihat ile birlikte:
- Tazminat Hakkı: Mülk sahibi, sadece kira bedelini değil; mülkü yeni birine kiraya verememekten doğan “mahrum kalınan kar” kaybını da talep edebiliyor.
- Caydırıcılık: Tahliye taahhüdü veren kiracıların, bu sözü tutmamaları halinde hukuki bir tazminat yüküyle karşılaşacaklarını bilmeleri, tahliye süreçlerini hızlandırabilir.
Belge Önemli
Sektör temsilcileri ve hukukçular, bu karardan yararlanabilmek için tahliye taahhütnamesinin yazılı, imzalı ve serbest iradeyle (kira sözleşmesinden sonraki bir tarihte) alınmış olması gerektiğinin altını çiziyor. Eksik veya geçersiz bir taahhütname, bu tazminat hakkının doğmasını engelleyebilir.
















