Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emsal niteliğindeki kararı ile bu yerleşik algıyı sarsacak bir pencere açtı. Artık her evlada devir işlemi, otomatik olarak mal kaçırma sayılmayacak. İşte gayrimenkul hukukunda dengeleri değiştiren o kararın detayları ve dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:
Minnet Duygusu Bir Haklı Sebeptir
Geleneksel hukuk pratiğinde, murisin (vefat eden kişinin) sağlığında yaptığı taşınmaz devirlerinde “bedel ödenip ödenmediği” en büyük kriterdi. Yargıtay’ın son kararına konu olan olayda ise; yaşlı ve bakıma muhtaç babasına yıllarca bakan, onun tüm ihtiyaçlarını karşılayan evlada yapılan satışın muvazaalı (danışıklı) olmadığına hükmedildi.
Mahkeme, bu devrin bir mal kaçırma değil, evladın sunduğu bakım, emek ve sadakate karşı duyulan bir minnetin yansıması olduğunu kabul etti.
Bir Devrin Geçerli Sayılması İçin Gereken Kriterler
Yargıtay, bu tür davalarda mülkiyetin korunması için şu üç temel unsurun bir arada bulunmasını şart koşuyor:
Fiili Bakım ve Emek: Evladın, ebeveynine sadece kağıt üzerinde değil, gerçekten uzun süre boyunca bakmış olması.
Minnet Duygusu (Şükran): Murisin, kendisine sunulan bu özel ilgiye karşılık bir teşekkür mahiyetinde bu işlemi gerçekleştirmiş olması.
Makul Ölçü (Orantılılık): En kritik madde burasıdır. Devredilen taşınmazın değeri ile verilen emeğin boyutu arasında uçurum olmamalıdır. Eğer muris tüm mal varlığını tek bir kişiye devredip diğer mirasçıları tamamen mahrum bırakıyorsa, “makul ölçü” aşılmış sayılabilir.
Hakkımı Arayabilir miyim? Diyenler İçin Yeni Dönem
Bu karar, “Babam evi kardeşimin üzerine yaptı, hemen dava açıp iptal ettirebilir miyim?” diye soran mirasçılar için sürecin artık o kadar kolay olmadığını gösteriyor.
Davacılar İçin: Artık sadece “para ödenmedi” demek yeterli olmayabilir. Karşı tarafın sunduğu bakım emeğinin, taşınmazın değeriyle orantısız olduğunu kanıtlamak gerekecek.
Davalılar İçin: Ebeveynine bakan evlatlar, kendilerine yapılan bu devrin bir “sadakat borcu” olduğunu, tanıklar ve somut bakım belgeleriyle kanıtladıkları takdirde mülkiyet haklarını koruyabilecekler.
Gayrimenkul hukukunda “Bakım Karşılığı Sadakat Borcu” kavramı, tapu iptal ve tescil davalarında yeni bir savunma kalkanı oluşturuyor. Eğer yapılan işlem mirasçıların tamamını mağdur etme amacı taşımıyorsa ve makul sınırlar içerisindeyse, yargı artık “emeğin hakkını” teslim ediyor.
Karar Künyesi: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2017/1247 E. 2020/47 K















