Enflasyonist Artış Gerçek Bir Kazanç mı?
Mevcut düzenlemeye göre, bir gayrimenkul satın alındıktan sonraki 5 yıl içinde satılırsa, elde edilen gelir değer artış kazancı kapsamında vergilendiriliyor. Ancak sektör temsilcileri, son yıllardaki fiyat artışlarının büyük bir kısmının gerçek bir kardan ziyade, enflasyon ve maliyet artışı kaynaklı olduğunun altını çiziyor.
Elfi Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Aydemir, konuya dair yaptığı açıklamada; inşaat maliyet endeksindeki sert yükselişlerin ve barınma kalemlerindeki fiyat artışlarının gayrimenkulü önemli bir tasarruf aracı haline getirdiğini belirtti. Aydemir’e göre, her fiyat artışı yatırımcı için reel bir kazanç ifade etmiyor; aksine paranın değer kaybına karşı bir korunma çabası olarak görülüyor.
Piyasa Kilitleniyor, Kayıt Dışılık Artıyor
Haberde dikkat çekilen bir diğer önemli nokta ise yüksek vergi yükünün piyasa üzerindeki olumsuz etkileri. Vatandaşlar, yüksek vergi ödememek için ya satış kararlarını 5 yıl dolana kadar erteliyor ya da tapuda satış bedelini düşük göstererek kayıt dışı yöntemlere yönelebiliyor. Bu durum hem sektördeki işlem hacmini düşürüyor hem de şeffaflığa zarar veriyor.
Çözüm Önerisi: Değer Barışı
Sektör paydaşları, piyasayı canlandıracak ve vergi sistemini daha adil hale getirecek yeni bir model öneriyor: Değer Barışı. Tek seferlik yapılabilecek bir düzenleme veya gerçek kazanç ile enflasyon farkını ayırt eden bir vergi modeli sayesinde; Tapuda gerçek değer beyanı teşvik edilebilir, Gayrimenkul piyasasındaki duraklama aşılabilir, Yatırımcı üzerindeki haksız vergi baskısı azaltılabilir.
Gayrimenkul sektörü, yüzlerce alt sektörü besleyen Türkiye ekonomisinin lokomotifidir. Enflasyon gerçeğiyle uyumlu, piyasa dinamiklerini destekleyen bir vergi düzenlemesi, sadece yatırımcı için değil, sektörün sürdürülebilirliği için de kritik bir öneme sahip görünüyor.















