Türkiye’nin en hayati gündem maddelerinden biri olan kentsel dönüşüm, devletin sunduğu cazip kredi ve faiz destekleriyle (3 milyon TL kredi, 180 ay vade ve %0,69 faiz gibi) kağıt üzerinde kusursuz bir fırsat gibi görünüyor. Ancak sahada durum oldukça farklı. Sektörün deneyimli isimlerinden Gayrimenkul Uzmanı Şenay Araç, sürecin perde arkasında ciddi bir “hesap ve bütçe elemesi” yaşandığına dikkat çekiyor.
Para Var Ama Herkes Kentsel Dönüşüme Giremeyecek
Kentsel dönüşüm kredilerinin açıklanmasıyla birlikte piyasada büyük bir başvuru yoğunluğu oluştuğunu belirten Şenay Araç, sürecin ilerleyen aşamalarında vatandaşların bütçe gerçeğiyle yüzleştiğini vurguladı. Araç, sahada yaşanan elenme sürecini şu sözlerle özetliyor:
“Şu an herkes ‘3 milyon kredi var, ben de girerim’ diye düşünüyor. Ama iş sahaya inip hesap kitap yapmaya gelince değişiyor. İlk başta yoğun bir başvuru dalgası olsa da, maliyet analizi yapıldıkça kimisi devam edecek, kimisi ise bütçesi yetmediği için vazgeçmek zorunda kalacak. Kentsel dönüşümde kazanan, hesabını en iyi bilen olacak.”
Zincirleme Etki: Dönüşüm Başlıyor, Kiralık Ev Krizi Tırmanıyor!
Bu bütçe elemesini geçip binalarını müteahhide veren şanslı azınlığı ise başka bir zorluk bekliyor: Ev bulamamak.
Kentsel dönüşüm projelerinin fiziki olarak başlamasıyla birlikte binlerce aile aynı anda kiralık konut piyasasına akın etmeye başladı. Özellikle İstanbul gibi metropollerde zaten sınırlı olan kiralık daire arzı, dönüşüm nedeniyle evini boşaltmak zorunda kalan vatandaşların talebiyle birleşince yeni bir krizin fitili ateşlendi. Piyasada bütçeye uygun, depreme dayanıklı kiralık daire bulmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.
Yatırımcı ve Vatandaş İçin Sahadaki Son Durum
Uzmanlar, kentsel dönüşümün artık bir tercih değil, can güvenliği meselesi olduğunun altını çiziyor. Ancak devlet desteği ne kadar güçlü olursa olsun, müteahhit ile vatandaş arasındaki anlaşma süreçleri ve inşaat maliyetleri sahadaki hızı doğrudan etkiliyor.
Önümüzdeki dönemde, dönüşüm sebebiyle ev arayan kitlelerin artmasıyla kiralık fiyatlarında yeni bir hareketlilik dalgası yaşanabileceği öngörülüyor. Gayrimenkul sektörünün aktörleri, hem mülk sahiplerinin hem de kiracıların bu dinamik süreci yakından takip ederek bütçelerini çok sıkı planlamaları gerektiği konusunda hemfikir.












