Düşüşün Ana Kaynağı İkinci El Oldu
İlk 9 aylık verilere mercek tutulduğunda, piyasadaki daralmanın ağırlıklı olarak ikinci el konut satışlarındaki düşüşten kaynaklandığı görülüyor.
- İlk El (Sıfır) Konutlar: Yılın ilk 9 ayında sıfır konut satışları yıllık bazda yalnızca yüzde 0,6 gibi sınırlı bir gerilemeyle 359 bin 913 seviyesinde gerçekleşerek direncini korudu. Hatta Eylül ayı özelinde sıfır konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3,9 artış göstererek 51 bin 519 adede ulaştı.
- İkinci El Konutlar: İkinci el piyasasında ise 9 aylık dönemde yüzde 10’luk kayıpla 733 bin 6 konut satıldı. Eylül ayındaki sert düşüş (yüzde 15,3 azalış ile 90 bin 871 adet), alıcıların ikinci el pazarındaki temkinli duruşunun devam ettiğini gösterdi.
İpotekli Konut Satışlarında Dikkat Çeken Sıçrama
Genel işlem hacmindeki yavaşlamaya karşın, kredili konut satışlarında dikkat çeken bir ivmelenme yaşandı. İlk dokuz ayda ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 24,7 artış kaydetti. Bu veri, finansman alternatiflerinin ve dönemsel kredi fırsatlarının konut talebini doğrudan tetikleyen en önemli kaldıraç olduğunu bir kez daha kanıtladı.
“Talep Yok Olmadı, Alıcı Daha Seçici Hale Geldi”
Verileri değerlendiren ARGE Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Sinan Uzel, piyasada konut talebinin ortadan kalkmadığına, sadece karar alma mekanizmalarının değiştiğine vurgu yaptı. Hanehalkının alım gücü ve finansmana erişim şartlarının her zamankinden daha belirleyici olduğunu ifade eden Uzel, şu değerlendirmede bulundu:
“Konut piyasasında son dönemde yalnızca satış hacminin değil, alıcıların karar verme süreçlerinin de değiştiğini görüyoruz. Bu durum, piyasada daha temkinli ve seçici bir yaklaşımı beraberinde getiriyor. İlk el ve ikinci el satışlar arasındaki farklılaşma da bu dönüşümün önemli göstergelerinden biri. Bugün konut talebinin tamamen ortadan kalkmasından ziyade, satın alma kararlarının daha dikkatli değerlendirildiği bir dönemden söz etmek mümkün.”
Yıl Sonu Beklentisi: Dengeli ve Kademeli Toparlanma
Yılın son çeyreğinde konut sektörünün yönünü genel ekonomik göstergeler ve finansman koşulları çizecek. Piyasa uzmanlarına göre yıl sonuna doğru ani ve sert bir sıçramadan ziyade, ekonomik koşullara paralel olarak daha dengeli ve kademeli bir toparlanma öngörülüyor.
Uzmanlar ayrıca, bu geçiş döneminde taşınmazların konumu, fiziki durumu, yasal durumu ve bölgedeki gerçekçi emsal fiyatlamalarının çok daha hassas analiz edilmesi gerektiğinin altını çiziyor; doğru fiyatlanan ve nitelikli konutların piyasadaki hareketliliğini koruyacağı belirtiliyor.












