Her Yazılı Belge Vasiyetname midir? (Şekil Şartı Zorunluluğu)
Bir belgenin üzerinde “Vasiyetname” başlığının yer alması veya altında bir imza bulunması, o belgenin hukuken geçerli olduğu anlamına gelmez. Kanun, miras bırakanın son arzularını korumak ve suiistimalleri önlemek için vasiyetnameleri çok sıkı şekil şartlarına bağlamıştır.
Ülkemizde vasiyetnameler çok büyük bir çoğunlukla noterde (resmi vasiyetname) yapılır. Noterde yapılan işlemler yasal şartları doğrudan barındırdığı için çok büyük oranda geçerlidir. Ancak kişilerin kendi imkanlarıyla hazırladığı vasiyetnamelerde çok ölümcül bir hata yapılmaktadır: Bilgisayar çıktısı kullanmak.
Bir kişinin kasasından veya eşyaları arasından bilgisayar yazıcısı ile yazılmış, maddeler halinde sıralanmış bir metin çıkabilir. Miras bırakan bu metni kendi eliyle imzalamış dahi olsa, bu vasiyetname tamamen geçersizdir.
El yazısı ile düzenlenen bir vasiyetnamenin geçerli olabilmesi için tamamının (başından sonuna kadar tek bir kelimesi dahi atlanmadan) miras bırakanın kendi el yazısı ile yazılmış olması, açık bir tarih barındırması ve imzalanması şarttır.
Mirasta Saklı Pay (Mahfuz Hisse) Nedir?
Vasiyetname şekil şartlarına tamamen uygun olsa bile, miras bırakan kişi tüm malvarlığını dilediği gibi, sınırsızca başkalarına devredemez. Kanun, toplum ve aile yapısını korumak adına miras bırakanın bazı yakın akrabalarına mutlak bir hak tanımıştır.
- Saklı Pay: Kanunun, belirli yakınlıktaki mirasçılara garanti ettiği, miras bırakanın vasiyetnameyle dahi ellerinden alamayacağı asgari miras hakkıdır.
- Tasarruf Nisabı: Miras bırakanın, saklı paylara dokunmamak kaydıyla, üzerinde dilediği gibi tasarruf edebileceği, istediği kişiye vasiyet edebileceği özgür kısımdır.
Şayet bir kişi, vasiyetname ile bir başkasına mal bırakırken yasal mirasçılarının saklı pay sınırını ihlal etmişse (tecavüz etmişse), saklı pay sahipleri mahkemeye başvurarak (tenkis davası açarak) kanuni hakları olan bu payı her halükarda geri alırlar.
Kardeşlerin Mirasta Saklı Payı Var mıdır?
Miras hukukunda en çok karıştırılan konulardan biri de kardeşlerin durumudur. Bir kişi, tüm malvarlığını vasiyetname ile eşine, bir arkadaşına veya bir vakfa bıraktığında geride kalan kardeşleri bu duruma itiraz edebilir mi?
Bu sorunun cevabı, Türk Medeni Kanunu’nda yapılan tarihi bir değişikliğe dayanmaktadır:
- 2007 Yılından Önce: Kardeşlerin mirasta saklı pay hakkı bulunuyordu. Yani bir kimse kardeşini mirastan tamamen mahrum bırakamıyordu.
- 2007 Yılından Beri: Yapılan yasal düzenlemeyle kardeşlerin saklı pay hakkı tamamen kaldırılmıştır.
Bugün yürürlükte olan mevzuatımıza göre; yalnızca altsoy (çocuklar, torunlar), ana-baba ve sağ kalan eşin saklı pay hakkı vardır. Kardeşlerin ise hiçbir saklı payı yoktur.
Hukuki Durum
Eğer bir kişi vefat ettiğinde geride çocukları, anne-babası veya eşi yoksa (yahut sadece kardeşleri varsa), o kişi malvarlığının tamamını usulüne uygun bir vasiyetname ile tamamen yabancı bir kişiye bırakabilir.
Bu durumda geride kalan kardeşler, sırf “kardeş oldukları” gerekçesiyle vasiyetnameye karşı açacakları bir davadan olumlu sonuç alamayabilirler. Kardeşlerin böyle bir durumda hak iddia edebilmesinin tek yolu, vasiyetnamenin şekil şartlarına uymadığını (örneğin el yazısıyla yazılmadığını veya ehliyetsiz bir dönemde yapıldığını) kanıtlayarak vasiyetnamenin iptalini istemektir.
Bu tür karmaşık süreçlerde hak kaybına uğramamak adına, vasiyetnamenin geçerlilik durumunu mutlaka uzman bir hukukçu ile incelemek ve süreci profesyonel bir destekle yürütmek en sağlıklı yaklaşım olacaktır.













