Piyasanın Yeni Favorisi: Neden Türkiye?
Gayrimenkul uzmanları, İranlıların bu yoğun ilgisini birkaç temel nedene bağlıyor. Bölgesel jeopolitik hareketlilik ve ekonomik güven arayışı, İranlı yatırımcıların varlıklarını korumak için en güvenli liman olarak Türkiye’yi görmesini sağlıyor. Özellikle İstanbul, Antalya ve Ankara gibi metropoller, hem yaşam kalitesi hem de yüksek yatırım potansiyeliyle talebin merkez üssü konumunda.
Vatandaşlık ve Yatırım Avantajı Ön Planda
Konut talebindeki bu devasa sıçramanın arkasında sadece barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda stratejik yatırım hedefleri de yatıyor. 400.000 dolarlık vatandaşlık alt sınırı ve Türkiye’nin sunduğu lojistik avantajlar, İranlı iş insanları ve aileler için cazibesini koruyor. Sektör temsilcileri, bu talebin sadece konutla sınırlı kalmadığını; ticari üniteler ve arsa yatırımlarının da bu ilgiden payını aldığını belirtiyor.
Satış Grafiğinde Keskin Yükseliş
Geçtiğimiz yıllarda Rusya vatandaşlarının domine ettiği yabancıya satış listesinde İranlılar, bu son atakla birlikte zirve ortağı oldu. %200’lük artış, emlak ofislerinde ve yeni projelerde İranlı müşteri trafiğinin üç katına çıktığı anlamına geliyor.
Gayrimenkul sektöründeki bu hareketlilik, özellikle lüks segment projelerde stokların daha hızlı erimesine ve piyasaya taze döviz girişine katkı sağlıyor. Ancak bu durumun yerel konut fiyatları üzerindeki etkisi de uzmanlar tarafından yakından takip ediliyor.














