Mağduriyetlere Karşı Çelikten Zırh: BTS
Özellikle ön ödemeli konut satışlarında ve kentsel dönüşüm projelerinde yaşanan belirsizliklere dikkat çeken Tülay Koçak, BTS’nin işleyişini şu sözlerle özetledi: "Müteahhidin iflası, vefatı veya projeyi terk etmesi durumunda sigorta devreye giriyor. Ya inşaat tamamlanıyor ya da hak sahiplerinin tüm ödemeleri iade ediliyor. Bu, hayat boyu birikim yapan vatandaşlarımız için paha biçilemez bir güvencedir."
Kentsel Dönüşümde Sayılar Alarm Veriyor
Türkiye genelindeki 1,5 milyon riskli yapı ve İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 300 bin konut olduğu gerçeğini hatırlatan Koçak, deprem gerçeğiyle hızlanan kentsel dönüşümün ancak güvenli bir zeminle başarılı olabileceğini belirtti. Projelerin yarım kalmasının sadece ekonomik değil, sosyal bir yıkıma da yol açabileceğini ifade eden Koçak, BTS’nin bu süreçte "opsiyonel" bir seçenekten çıkıp "zorunluluk" haline geldiğini söyledi.
BTS’nin Sektöre Sağladığı 3 Temel Avantaj
Haber merkezimize yaptığı açıklamalarda BTS’nin sektöre disiplin getirdiğini belirten Tülay Koçak, avantajları şöyle sıraladı:
Tüketici Güveni: Vatandaşlar birikimlerini risk almadan konuta yatırabiliyor.
Müteahhit Denetimi: Sigorta şirketleri, müteahhitlerin finansal ve teknik yeterliliklerini sürekli denetleyerek sektör kalitesini artırıyor.
Hukuki Kolaylık: Olası aksaklıklarda yıllar süren dava süreçleri yerine hızlı ve garantili çözümler sunuluyor.
Güvence Altına Alınmayan Her Proje Bir Risktir
Sektörün sürdürülebilirliği için BTS’nin vazgeçilmez bir ekosistem unsuru olduğunu hatırlatan Koçak, sözlerini şöyle tamamladı: "Ekonomik istikrarı güçlendirmek ve güvenli yaşam alanları inşa etmek için Bina Tamamlama Sigortası şart. Unutulmamalıdır ki; güvence altına alınmayan her proje, tamamlanmamış bir risk taşır."







