Kira Tespit ve Tahliye Davalarında Patlama

Adalet Bakanlığı verilerine göre, özellikle büyükşehirlerde açılan dava sayısında rekor artış gözleniyor. %25 kira artış sınırının Temmuz 2024'te kaldırılmasının ardından, artışların 12 aylık TÜFE ortalamasına (Ocak 2026 itibarıyla %34,88) dönmesi de suları durultmaya yetmedi.

Ev sahipleri, mülklerinin rayiç değerinin çok altında kaldığını savunarak kira tespit davalarına yönelirken; kiracılar ise fahiş artış talepleri ve "ihtiyaç nedeniyle" gelen tahliye baskılarıyla mücadele ediyor.

Süreçler Neden Uzuyor?

Bir tahliye davasının sonuçlanma süresinin ortalama 2,5 ile 3,5 yıl arasına çıkması, hem mülk sahibini hem de kiracıyı mağdur ediyor.

Arabuluculuk Sistemi: Zorunlu arabuluculuk uygulaması dosya yoğunluğunu bir nebze azaltmayı hedeflese de, taraflar arasındaki ekonomik beklenti uçurumu nedeniyle uyuşmazlıkların büyük bir kısmı yine mahkemede son buluyor.

Yargıtay Kararları: Son dönemde Yargıtay’ın "ihtiyacın samimiyeti" ve "5 yıllık kontrat süreleri" konusundaki emsal kararları, davanın seyrini değiştiren en kritik unsurlar arasında.

2026’da Tarafları Ne Bekliyor?

Gayrimenkul uzmanları, kira uyuşmazlıklarındaki bu artış ivmesinin bir süre daha devam edeceği konusunda uyarıyor. Mülk sahiplerinin 5 yılı dolan kiracılar için açtığı tespit davaları ve 10 yılı dolduran sözleşmelerdeki "nedensiz tahliye" hakkı, önümüzdeki dönemin en çok konuşulan başlıkları olacak.

Kira uyuşmazlıklarında hukuki bir sürece girmeden önce güncel TÜFE oranlarını ve Yargıtay’ın güncel kararlarını incelemek, her iki taraf için de zaman ve maliyet kaybını önleyebilir.