Ancak hukuk, inatçı mirasçıların gölgesinde kalmanıza izin vermiyor. Ortada kimse olmasa bile, tek başınıza hareket ederek miras kalan mülkü çürümekten kurtarabilir ve hakkınızı alabilirsiniz. İşte kimsenin rızasını aramadan atabileceğiniz 3 yasal adım:
En Kolay Çözüm: Elbirliği Mülkiyetini Paylı Mülkiyete Çevirin
Miras ilk kaldığında mülkiyet yapısı “elbirliği mülkiyeti” şeklindedir, yani tüm kararların ortak alınması gerekir. Diğer hissedarlar tapuya gelmiyorsa, doğrudan Tapu Müdürlüğü’ne başvurarak elbirliği mülkiyetinin “paylı mülkiyete” çevrilmesini talep edebilirsiniz.
- Tapu müdürlüğü diğer mirasçılara tebligat gönderir.
- Belirlenen süre içinde itiraz gelmezse, herkesin payı resmi olarak ayrılır.
- Böylece diğer akrabalarınızın onayına ihtiyaç duymadan, kendi payınız üzerinde dilediğiniz gibi yönetim hakkı kazanırsınız.
Tapuda Pürüz Çıkarsa: Sulh Hukuk Mahkemesi
Eğer Tapu Müdürlüğü üzerinden yürütülen süreçte hukuki bir pürüz yaşanırsa veya bir mirasçı itiraz ederse, rota mahkemeye çevrilir. Sulh Hukuk Mahkemesi’ne tek başınıza başvurarak mülkiyetin paylı hale getirilmesini isteyebilirsiniz. Süreci yokuşa sürmek isteyen inatçı mirasçıların, bu yargısal süreci durdurma gücü bulunmuyor.
En Kesin Çözüm: Ortaklığın Giderilmesi (İzale-i Şuyu) Davası
Miras kalan taşınmazın fiziki olarak bölünmesi mümkün değilse ya da mirasçılar hiçbir şekilde uzlaşmaya yanaşmıyorsa, en kesin ve nihai çözüm İzale-i Şuyu davası açmaktır.
- Mahkeme, söz konusu gayrimenkulün icra yoluyla (açık artırmayla) satılmasına karar verir.
- Satıştan elde edilen gelir, tüm mirasçılar arasında payları oranında, kuruşu kuruşuna banka hesaplarına yatırılır.
- Bu hamle ile mülk üzerindeki ortaklık tamamen sonlandırılmış olur.
Miras işlemlerinde “herkesin ikna olmasını” beklemek, size sadece zaman ve nakit kaybettirir. Hukuki haklarını bilen ve harekete geçen taraf, süreci her zaman kendi lehine yönetir.












