İbra, Yolsuzluğun Üstünü Örtmez!
Yargıtay 18. Hukuk Dairesi (Esas: 2015/10204, Karar: 2016/10114), kat maliklerini ve site sakinlerini yakından ilgilendiren çok kritik bir karara imza attı. Yüksek mahkeme; bir yöneticinin kat malikleri kurulu tarafından genel kurulda ibra edilmiş olmasının, onun yöneticilik yaptığı dönemde gerçekleştirdiği usulsüz harcamalar ve zimmetine geçirdiği paralar nedeniyle doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağına hükmetti.
Kararın gerekçesinde, yöneticiye verilen zararlardan dolayı sorumluluktan kurtulma kapısının ibra ile tamamen kapanmadığı vurgulandı. Yani kat malikleri, “Biz bu yöneticiyi geçen yıl genel kurulda ibra etmiştik, artık geçmişe dönük dava açamayız” yanılgısına düşmemelidir.
Kötü Niyetli Harcamalar Geri Alınabilir
Hukuki açıdan genel kurulda yapılan ibra, sadece o an bilinen ve sunulan belgeler üzerinden yapılan bir onay niteliğindedir. Eğer yöneticinin görev süresi boyunca;
- Sahte fatura veya makbuzlarla usulsüz harcama yaptığı,
- Apartman/site kasasından kendi hesabına veya yasal olmayan yerlere para aktardığı (zimmet),
- Görevi kötüye kullanarak kat maliklerini zarara uğrattığı,
sonradan ortaya çıkarsa, yapılan ibra geçersiz kalır. Kat malikleri, uğradıkları zararın tazmini için eski ya da mevcut yöneticiye karşı her zaman yasal yollara başvurabilir ve tazminat davası açabilir.
Kat malikleri kurulunun ibra kararı, yöneticinin “hukuka ve ahlaka aykırı” eylemlerini meşrulaştırmaz. Yönetim bütçesini kötüye kullanan, site sakinlerinin parasıyla usulsüz harcama yapan yöneticiler, ibra edilmiş olsalar bile yargı önünde hesap vermekten kurtulamazlar. Site ve apartman sakinlerinin haklarını koruyan bu emsal karar, şeffaf ve dürüst bir yönetim anlayışının ne kadar zorunlu olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
