Olağan mı, Olağanüstü mü?
Eğer yönetim planınızda toplantı için özel olarak mart ayı işaret edilmemişse, bu tarihten itibaren yapılacak her toplantı hukuken “olağanüstü toplantı” statüsüne giriyor. Okuyucularımdan gelen yaratıcı çözüm önerileri (online oylamalar, yazılı onaylar vb.) dijitalleşen dünyaya uygun görünse de, mevcut Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde bu yöntemlerin hiçbirinin henüz tam anlamıyla “yasal zorunluluğu karşılar” nitelikte olmadığını belirtmek gerekiyor.
Mevcut Yönetici Göreve Devam Edebilir mi?
Yasal boşlukların ve sağlık risklerinin yaşandığı bu dönemde, yargı mercilerinin geçmişte verdiği kararlar yol gösterici oluyor. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; zorunlu hallerde kat malikleri toplantısı ve yönetici seçimi bir müddet gecikirse, mevcut yöneticinin görev ve yetkileri sona ermez, aksine yönetim boşluğu oluşmaması adına görevine devam eder.
Kritik Not: Günlük can kayıplarının devam ettiği bu salgın süreci, hukuki açıdan tam bir “mücbir sebep” ve “zorunlu hal” teşkil etmektedir.
Çözüm: “Makul Erteleme”
Henüz bu sürece özel yeni bir adli karar veya yasal düzenleme bulunmasa da, mevcut tabloyu şu şekilde özetleyebiliriz:
- Sağlık Önceliği: Onlarca kişiyi kapalı bir odada saatlerce tutmak şu an için büyük bir risk taşıyor.
- Hukuki Dayanak: Yargıtay kararlarındaki “zorunlu hal” vurgusu, yöneticilerin yetki aşımı yapmadan süreci devam ettirmesine olanak tanıyor.
- Zamanlama: Salgının etkilerinin azalması beklenen mart sonu veya nisan başı, toplantıların güvenli bir şekilde yapılması için çok daha makul bir takvim olarak öne çıkıyor.















