2 Yılda Maliyetler Katlandı: 1.5 Milyon TL’den 5 Milyona!
Enflasyonist ortamda müteahhitlerin %30 ila %45 arasındaki kâr marjlarından kaçmak isteyen vatandaşlar, taşeronluğu bizzat üstlenerek maliyeti düşürmeye çalışıyor. Fakat evdeki hesap çarşıya uymuyor. 2024 yılında arsa hariç minimum 1,5 – 2 milyon TL olan bir köy evi yapma maliyeti, 2026 yılı itibarıyla 5 milyon liraya kadar ulaştı. Temel inşaat kalemlerindeki öngörülemez artışlar ve tecrübesizlik, “bir yılda taşınırız” denilen projelerin yıllarca süren birer şantiye enkazına dönmesine neden oluyor.
Hayaller Malikâne, Gerçekler Gecekondu
Maliyeti kısmak adına mimar, mühendis ve şantiye şefi gibi profesyonel desteklerden kaçınmak, kırsalda mimari faciaları beraberinde getiriyor. Sosyal medyada görülen modern müstakil ev tasarımları, yanlış malzeme seçimi ve kalitesiz işçilik yüzünden kaba saba birer “köy gecekondusuna” dönüşüyor. İnternetten rastgele alınan ve bölgenin iklim şartlarına uymayan malzemeler yetersiz izolasyonla birleşince, yeni evler daha ilk kışta su almaya başlıyor. “Çatıyı komşuyla çakarız, boyayı kendimiz yaparız” mantığı ise eğri duvarlar, gönyesiz kapılar ve patlayan tesisatlarla sonuçlanıyor.
Kırsalda Usta Bulmak Arsa Bulmaktan Zor
Kırsalda inşaat yapmanın önündeki en büyük engellerden biri de nitelikli iş gücüne ulaşamamak. Kentsel dönüşüm projeleri sebebiyle şehir merkezlerinde yoğunlaşan kalifiye ustalar, köylere gitmek için yol, yemek ve konaklama gibi ekstra “lojistik farklar” talep ediyor. Bu durum, kırsaldaki işçilik maliyetlerini şehir merkezine kıyasla iki katına çıkarıyor.
Sektör temsilcileri, vatandaşların arsa sahibi olmayı işin büyük kısmını çözmek olarak gördüğünü belirterek şu uyarılarda bulunuyor:
“Bugün 100 metrekarelik bir evin maliyeti milyonları aşıyor. Sadece demir ve beton hesabı yapmak yetmez; elektrik, su, yalıtım, çatı ve işçilik giderleri çok ciddi rakamlar tutuyor. İşe başlamadan önce yasal süreçler tamamlanmalı ve bütçeye en az yüzde 20-30 oranında beklenmedik maliyet payı eklenmeli.”
İnşaat Sahalarında En Sık Yaşanan 3 Tuzak!
Denetimsizlik ve vatandaşın “bir an önce evimi bitireyim” telaşı, dolandırıcılar için yeni bir pazar doğurdu. Sektöre ve yasal süreçlere hâkim olmayan mağdurlar, sahada en çok şu üç tuzakla karşı karşıya kalıyor:
- Kapora Alıp Kaybolan Ustalar: İşe başlamak bahanesiyle yüklü miktarda kapora veya malzeme parası alan sözde ustalar, parayı aldıktan sonra telefonlarını kapatıp sırra kadem basıyor.
- Hayalî Malzemeciler: Sosyal medya üzerinden ucuz demir, çimento veya çatı malzemesi vaadiyle peşinat toplayan paravan şirketler, haftalarca beklenmesine rağmen malzemeleri şantiyeye hiçbir zaman ulaştırmıyor.
- Maliyet Şantajcıları: İşi yarıya kadar getirip “maliyetler kurtarmıyor” diyerek ekstra para talep eden, ödeme alamayınca da şantiyeyi yarım bırakıp giden taşeronlar nedeniyle mahkemeler “yarım kalmış inşaat” dosyalarıyla dolup taşıyor.












