Bir gayrimenkulün değerinden bahsedildiğinde akla ilk gelen sorular genellikle aynıdır.
Kaç metrekare?
Kaç oda?
Bina kaç yıllık?
Fiyatı ne kadar?
Elbette bunların hepsi önemli kriterlerdir. Ancak çoğu zaman asıl belirleyici olan başka bir konu gözden kaçar.
Bir mülkün gerçek değeri, size ne sunduğuyla ilgilidir.
Çünkü aynı daire, farklı insanlar için bambaşka anlamlar taşıyabilir.
Çocuklu bir aile için okulun yakın olması büyük bir avantajken, tek yaşayan biri için metroya veya iş yerine yakınlık çok daha değerli olabilir.
Bir yatırımcı kira getirisine odaklanırken, oturum amacıyla ev arayan biri gün ışığını, cepheyi, sessizliği ya da yaşam kalitesini ön planda tutabilir.
Bu yüzden bir mülkün değerini yalnızca teknik özellikleriyle açıklamak çoğu zaman eksik kalır.
Aslında değer, mülkün ihtiyaçlarınızı ne kadar karşıladığıyla doğrudan ilişkilidir.
İnsanlar çoğu zaman bir ev satın aldıklarını düşünür.
Oysa gerçekte satın aldıkları şey çoğu zaman bir yaşam biçimidir.
Kimi için güvenli bir site hayatı…
Kimi için çocuklarının büyüyeceği bir mahalle…
Kimi için işe giderken her gün kazanacağı yarım saat…
Kimi için ise gelecekte değer kazanacağına inandığı bir yatırım.
Bu nedenle aynı daireye bakan iki kişinin gördüğü şey çoğu zaman aynı değildir.
Birisi dört duvar görür.
Birisi yeni bir başlangıç.
Bir başkası ise geleceğe yapılmış bir yatırım.
Ancak işin bir de piyasa tarafı var.
Bir mülkün sizin gözünüzdeki değeri ile piyasanın biçtiği değer her zaman aynı olmayabilir.
Sizin çok önemsediğiniz bir özellik, alıcıların büyük bölümü için aynı karşılığı bulmayabilir.
Ya da tam tersi…
Sizin sıradan gördüğünüz bir detay, piyasada ciddi bir avantaj haline gelebilir.
Çünkü gayrimenkul piyasasında değer, yalnızca kişisel beklentilerle değil; arz, talep ve alıcı davranışlarıyla birlikte oluşur.
Sahada dikkatimi çeken konulardan biri de ilanlardaki metrekare bilgileridir.
Birçok ilanda yazan metrekare değerinin hangi ölçüme göre hesaplandığı net olmayabiliyor.
Projeden alınan bilgiler, yaklaşık ölçümler ya da farklı hesaplama yöntemleri nedeniyle aynı büyüklükte görünen iki daire gerçekte çok farklı kullanım alanlarına sahip olabiliyor.
Hatta zaman zaman olduğundan büyük gösterilen ilanlarla da karşılaşabiliyoruz.
Bu yüzden yalnızca ilandaki rakamlara bakarak karar vermek doğru bir yaklaşım olmayabilir.
Çünkü yaşam kalitesini belirleyen şey yalnızca metrekare değildir.
Planın verimli olması…
Odaların kullanışlı yerleşimi…
Gün ışığı…
Cephe…
Balkonun konumu…
Depolama alanları…
Bunların tamamı bazen birkaç metrekareden çok daha fazla fark yaratabilir.
Bu nedenle bir gayrimenkulü değerlendirirken sadece rakamlara değil, o mülkün size gerçekten ne sunduğuna bakmak gerekir.
Belki de ilk sorulması gereken soru şudur:
“Bu ev bana nasıl bir yaşam sunacak?”
Çünkü çoğu zaman gerçek değeri belirleyen şey; ilan başlığı, oda sayısı ya da metrekare değil, ihtiyaçlarla kurulan doğru uyumdur.
Ve bana göre gayrimenkulde gerçek değer tam da burada ortaya çıkar.












