Devlet Mülkünde 3 Yıl, Vatandaşın Evinde 12 Yıl Sınırı
Mevcut Borçlar Kanunu’na göre bireysel ev sahipleri, kiracılarını gerekçesiz olarak tahliye edebilmek için 1 yıllık sözleşme + 10 yıllık uzama süresi olmak üzere toplam 11 ila 12 yıl beklemek zorunda kalıyor. Ev sahibinin haklı bir gerekçe sunmadan kiracıyı evden çıkarması bu süre dolmadan hukuken mümkün olmuyor.
Buna karşın TOKİ’nin kendi kiralık sosyal konut projelerinde kiracı kalma süresini azami 3 yıl olarak belirlemesi, piyasada “çifte standart” yorumlarına neden oldu. Sektör temsilcileri ve ev sahipleri; devletin kendi mülkiyet hakkını korurken süre sınırını makul tuttuğunu, ancak bireysel ev sahiplerine uygulanan mevzuatın mülk sahibini mağdur edecek derecede uzun olduğunu vurguluyor.
Sektör İki Farklı Çözüm Sunuyor
Gayrimenkul uzmanları, kiralık konut piyasasında dengelerin sağlanması ve ev sahiplerinin kiralık konut arzına katılımının artırılması için iki farklı senaryoyu tartışmaya açıyor:
- TOKİ’nin Süresi Uzatılmalı: Sosyal konutlarda barınan dar gelirli ailelerin düzenini kurabilmesi ve sık sık taşınma masrafıyla karşılaşmaması için 3 yıllık sınırın daha makul bir süreye çekilmesi.
- Özel Kiralamalarda Süre Düşürülmeli: Bireysel ev sahiplerinin mağduriyetini gidermek adına Borçlar Kanunu’ndaki 10 yıllık uzama süresinin daha makul ve dengeli bir seviyeye çekilmesi.
Piyasadaki kiralık konut krizinin çözümü ve kiralama ekosisteminin adil bir zemine oturması için mevzuat düzeyinde yeni bir düzenleme yapılıp yapılmayacağı merakla bekleniyor.












