Piyasada konut alım iştahı canlılığını korusa da, yüksek kredi maliyetleri ve finansmana erişimde karşılaşılan engeller alıcıların önemli bir kısmının talebini ertelemesine yol açıyor. Ağustos ayı verileri de bu tabloyu doğrular nitelikte: Toplam konut satışları yıllık bazda yüzde 14,7 azalırken, ikinci el piyasasındaki düşüş yüzde 19,4’e dayandı. İpotekli satışların ise yüzde 7,2 artış göstermesi, kredi şartlarının piyasadaki belirleyici gücünü açıkça ortaya koyuyor.
“Talep 2027’ye Ertelenmesin” Çağrısı
Sektör temsilcileri, ötelenen konut talebinin 2027 yılına sarkmadan yılın son çeyreğinde satışa dönüşmesini hedefliyor. Merkez Bankası faizlerinde radikal bir düşüş yaşanmasa dahi, kamu bankaları öncülüğünde hayata geçirilebilecek uygun maliyetli ve erişilebilir konut kredisi kampanyalarının piyasaya “can suyu” olabileceği vurgulanıyor.
260’tan Fazla Sektör İçin Kritik Dönemeç
Konut satışlarındaki olası bir canlanma, yalnızca gayrimenkul piyasasını değil; inşaat malzemelerinden mobilyaya, beyaz eşyadan nakliyeye, sigortacılıktan finansa kadar 260’tan fazla alt sektörü doğrudan besliyor. Son çeyrekte yakalanacak bir ivmenin, iç talebi güçlendirerek genel ekonomik aktiviteye geniş çaplı katkı sağlayacağı öngörülüyor. Sektör, 2026’nın zayıf seyreden döneminin ardından faizlerdeki normalleşmeyle birlikte 2027 için daha güçlü ve iyimser bir tablo çizmeyi hedefliyor.












