Merhabalar, iyi pazarlar.
Bu haftaki yazımda kısaca başlıktaki soru üzerine düşünce ve değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum.
Bir an için bir anne-babanın çocukları için bu soruya ne cevap vermeleri gerektiğini düşünelim.
Bir öğrencinin, bir genç sporcunun ya da sanatçının, bir küçük girişimcinin hiçbir çaba harcamadan elde ettiği bir güzel sonucunu mu yoksa tüm aşamalarında elinden gelenin en iyisi yapmaya çalıştığı sürecini mi ödüllendirmek gerekir?
Bu sorunun cevabı, bizim 3-5-10 yaşlarında çocuklarımıza ya da bir ekip lideriysek ekip üyelerimize aşılayacağımız hayata bakış açısını gösterecek.
Sadece sonucu kutsar, kutlar ve insanları skor tabelasına göre değerlendirirsek birilerinin o skor tabelalarında kendilerini iyi ve üst sıralarda göstermek için etik içi etik dışı her türlü yola başvurmasına neden olmaz mıyız?
“Sonuca giden her yol mübahtır.” benzeri yaşam felsefeleriyle yetiştirilen bir kişinin o yolda en sevdiklerini ya da insanlık için en önemli değerleri bile göz ardı etmesi, feda etmesi ve sadece başardım diyebilmek için başta kendisi olmak üzere çevresine vereceği zararları görmezden gelmesi kabul edilebilir mi?
İnsanlığın en büyük yaşam amacının “kendisinden daha büyük bir grubun üyesi olmak ve o topluluğun iyiliği için yaşamak” olması gerektiğini ileri süren Alfred Adler, bilmiyor muydu “Sadece kendin için en iyi olana ulaş, boş ver geri kalanları. Gerçek yaşam amacı budur” demeyi?
KUTSANAN VE KUTLANAN HER NE İSE GELECEK NESİLLER ONA ODAKLANACAKLAR.
Kıymet verdiğimiz konular sonunda hiç hayal etmediğimiz sonuçlar üretirse ve ortada kural, ahlak, değer kalmazsa; dönüp de kızacağımız, suçu atacağımız insan aramaya çalışamayız.
Benim tecrübem, bilgim ve bakış açıma göre en kıymetli olan her kişinin elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışması, bir bütünün parçası olarak mücadele vermesi ve o iç huzuruyla ortaya çıkacak her türlü sonucu kabullenmesidir.
Tüm kalbim ve aklımla inanıyorum ki, herkes elinden gelenin en iyisini yapmayı hedeflerse (pastanede poğaça servisi yapan da, marketteki kasiyer de, sahadaki futbolcu ve hakem de, öğretmenler de, çöpleri toplayan işçiler de) ve bunu bazı tartışmaya açılmayacak değerler çerçevesinde yaparsa; SONUCUN HEM BAŞARISIZ OLMA İHTİMALİ YOKTUR HEM DE HERKESİN ORTAYA ÇIKACAK SONUCU GÖNÜL RAHATLIĞIYLA KABULLENDİĞİNİ GÖRÜRÜZ.
Kurallar, değerler, ahlak olmadan insanları değerlendirmek için sadece sonuçlara bakıldığında; bireyler ve toplumlar ne hale gelebiliyor tarih bize gösterir ve gösterecektir.
Ne iş yapıyor olursak olalım, kendimizi her zaman elimizden gelenin en iyisini yapmaya adadığımız günler dilerim.
Haftaya görüşmek üzere…












