Apart Ünite Satışlarında KDV Bilmecesi Çözüldü: Danıştay Son Noktayı Koydu

Gayrimenkul sektöründe uzun süredir devam eden, binlerce yatırımcıyı ve emlak danışmanını yakından ilgilendiren "apart ünitelerde KDV oranı" tartışması, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun (VDDK) verdiği emsal kararla resmiyet kazandı. Maliye’nin geçmişteki görüş değişiklikleri nedeniyle yargıya taşınan süreçte, artık fiili kullanım değil, resmi kayıtlar tek geçerli kriter sayılacak.

İşte sektörde taşları yerinden oynatan kararın detayları ve sürece dair merak edilenler:

Maliye’nin Görüş Değişikliği Dava Fırtınası Estirdi

Her şey, Maliye’nin 2011 yılında yayımladığı bir sirkülerle, 1985’ten beri uygulanan “ruhsat ve tapu esaslı” KDV belirleme yönteminden vazgeçmesiyle başladı. Maliye, taşınmazın tapuda ne yazdığından ziyade fiilen ne amaçla kullanıldığına bakılması gerektiğini savundu. Bu görüşe güvenen pek çok mükellef; ofis, dükkan veya apart üniteleri “konut” olarak kullanacak kişilere indirimli KDV (%1 veya %8) ile sattı.

Ancak Maliye, 2014 sonunda bu hatasından dönerek tekrar tapu kayıtlarına bakılacağını açıkladı. Aradaki dönemde indirimli KDV uygulayanlara ise ağır cezalı tarhiyatlar yapıldı ve iadeler geri istendi.

Danıştay: Fiiliyata Değil, Tapuya Bakılır

Konuyu inceleyen Danıştay, tartışmalara son noktayı koyarak mülk sahiplerini ve geliştiricileri bağlayan şu temel prensibi belirledi:

Bir taşınmazın konut mu yoksa iş yeri mi olduğu belirlenirken; yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve tapu kayıtları esastır. Alıcının orayı ne amaçla kullandığı veya kullanım taahhüdü, vergi yükümlülüğünü değiştirmez.

Apart Üniteler İçin Özel Karar

Süreç boyunca en çok kafa karışıklığı “apart ünite” kategorisinde yaşanmıştı. Bazı yargı kararları, apartların mimari yapısı gereği konuta uygun olduğunu savunsa da Danıştay VDDK son kararında bu kapıyı tamamen kapattı.

Sektör İçin Ne Anlama Geliyor?

Bu karar, özellikle turizm bölgelerinde veya şehir merkezlerindeki apart projelerinde “indirimli KDV” avantajı kullanarak satış yapan veya iade alan mükellefler için ciddi bir uyarı niteliğinde. Tapu sicilinde “büro-ofis-iş yeri” veya “apart” olarak tescil edilen bir yerin konut vasfına bürünmesi, ancak resmi bir cins değişikliğiyle mümkün olabilecek.

Bundan sonraki süreçte, emlak danışmanlarının ve yatırımcıların mağduriyet yaşamaması için taşınmazın fiili kullanımından ziyade, ruhsat ve tapu kayıtlarındaki niteliğine göre vergi planlaması yapması hayati önem taşıyor.

Exit mobile version