Hukukçu Avukat Kortan Toygar, boşanma aşamasındaki çiftlerin en sık düştüğü stratejik hataları ve haklarını korumak için atılması gereken yasal adımları tek tek anlattı. İşte boşanırken maddi kayıp yaşamak istemeyenler için altın değerindeki tavsiyeler:
En Büyük Yanılgı: Boşanma Davası Açınca Mallar Otomatik Paylaşılır
Pek çok kişi boşanma davası açıldığında mahkemenin malvarlığını da kendiliğinden paylaştıracağını düşünür. Oysa bu büyük bir yanılgıdır!
- Ayrı Davalar: Boşanma davası ile mal rejimi davası hukuken birbirinden tamamen bağımsızdır. Mal paylaşımı davası genellikle boşanma davasının kesinleşmesinden sonra karara bağlanır.
- Tapuda Adınızın Yazmaması Hak Kaybı Değildir: Evlilik birliği süresince edinilen ev ya da araba, tapuda veya ruhsatta sadece bir eşin adına kayıtlı olsa bile, diğer eş yasal olarak bu malın yarısı üzerinde katılma alacağına sahiptir. Aceleyle ve haklarınızı bilmeden imzalayacağınız tek taraflı protokoller, haklarınızı tamamen kaybetmenize yol açabilir.
- Kişisel Mal vs. Edinilmiş Mal: Evlilikten önce alınan mallar ya da miras kalan mülkler kişisel maldır ve paylaşıma tabi değildir. Ancak miras kalan bir dükkanın evlilik sürecindeki kira geliri gibi unsurlar “edinilmiş mal” sayılır ve ortak paylaşıma dahil edilir.
Eşiniz Mal Kaçırıyorsa Ne Yapacaksınız?
Boşanma sürecinde en sık karşılaşılan durumlardan biri de eşlerden birinin malları üçüncü kişilere devretmesi, arabayı satması ya da bankadaki nakit parayı boşaltmaya çalışmasıdır. Buna karşı hukuk iki güçlü silah sunar:
- İhtiyati Tedbir Kararı: Mal rejimi davası açılır açılmaz mahkemeden; dava konusu taşınmazların, araçların ve banka hesaplarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı talep edilmelidir.
- Aile Konutu Şerhi: Birlikte yaşanılan ev diğer eşin üzerine kayıtlıysa, boşanma davası açılmadan önce bile Tapu Müdürlüğü’ne giderek “Aile Konutu Şerhi” işletebilirsiniz. Bu şerh sayesinde, mülk sahibi olan eş sizin açık rızanız olmadan evi kesinlikle satamaz, devredemez veya üzerine ipotek koyamaz.
Geçmişe Dönük Mal Kaçırmalar Ne Olacak? Eşiniz davadan önce zaten gizlice satış yaptıysa endişelenmeyin. Türk Medeni Kanunu gereği; mal rejiminin sona ermesinden önceki son 1 yıl içinde eşin rızası olmadan yapılan bağışlar ile süre sınırı olmaksızın “mal kaçırma amaçlı” yapılan tüm devirler, sanki hiç satılmamış gibi mevcut mal varlığına eklenerek hesaplanır ve borçlu eşten tahsil edilir.
Boşanma Aşamasındakilere 3 Kritik Tavsiye
Avukat Kortan Toygar, sürecin hukuken ve psikolojik olarak en az hasarla atlatılabilmesi için şu üç kuralın altını çiziyor:
- Öfkeyle Değil, Mantıkla Hareket Edin: Tehditkar mesajlar veya “Her şeyi yakacağım” gibi fevri çıkışlar mahkemede aleyhinize delil olarak döner.
- Yasal Yollardan Delil Toplayın: Gelir durumunu veya kusurlu davranışları kanıtlayacak belgeleri yasal sınırlar içinde biriktirin. Ancak eşinizin telefonuna casus yazılım yüklemek veya gizlice ses kaydı almak gibi yöntemler suç teşkil eder ve mahkemede delil olarak kabul edilmez.
- Çocukları Silah Olarak Kullanmayın: Çocukları velayet veya nafaka pazarlığı için birer “tehdit” unsuru haline getirmek hem onlara zarar verir hem de mahkemedeki pedagog raporlarına olumsuz yansıyarak velayeti kaybetmenize yol açabilir.
Süresiz Nafakada Yeni Dönem: AYM Kararı Ne Anlama Geliyor?
Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu’ndaki “süresiz nafaka” ibaresini anayasaya aykırı bularak iptal etti. Yasama organına yeni yasal düzenleme için tanınan geçiş süreci devam ederken, gelecekte hakimleri “süreli nafaka” yönünde ikna edecek temel kriterler netleşmeye başladı:
- Evlilik Süresi: Kısa süren (1-2 yıllık) evliliklerde mahkemelerin nafaka süresini çok kısa tutması veya toplu ödemeye hükmetmesi eğilimi oldukça yüksektir.
- Yaş ve Eğitim: Genç, sağlıklı, üniversite mezunu ya da meslek sahibi olan eşlerin yoksulluk durumunun “geçici” olduğu kabul edilerek nafaka süresi (örneğin 1-3 yıl gibi) sınırlandırılabilir.
- Kusur Durumu: Eşit kusur veya nafaka isteyen tarafın daha ağır kusurlu olması durumunda hakim nafaka talebini doğrudan reddeder.
Unutmayın; eski kararla bağlanmış süresiz nafakalar kendiliğinden iptal olmayacaktır. Yeni yasal düzenleme hayata geçtikten sonra, nafaka yükümlülerinin mahkemeye başvurarak uyarlama veya kaldırma davası açması gerekecektir.












