Homojen Değer Artışı Bitti, Nokta Atışı Analiz Dönemi Başladı
Piyasadaki dönüşümü değerlendiren CBRE Türkiye Direktörü Can Kadir Yalnızcan, gayrimenkul sektöründe her bölgenin aynı oranda değer kazandığı “homojen değer artışı” döneminin resmen kapandığını belirtti. Yeni dönemde asıl belirleyici unsurun binanın teknik estetiğinden ziyade “tam olarak nerede konumlandığı” olduğunu vurgulayan Yalnızcan, şirketlerin lokasyon kriterlerinin radikal bir değişim geçirdiğine dikkat çekti.
Ulaşım ağlarına yakın ve erişimi kolay alanlarda gayrimenkul değerleri rekor kırarken, dönüşüm potansiyeli zayıf ve ulaşımı kısıtlı bölgelerde talebin bıçak gibi kesildiğini belirten Yalnızcan, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yanlış lokasyonda yükselen prestijli bir proje, yatırımcısına beklediği getiriyi sunmak bir yana, uzun vadede doğrudan stratejik bir kayıp yaratma riski taşıyor. Artık ana soru binanın teknik özellikleri değil, konumunun şirketin stratejik ihtiyaçlarına ne kadar cevap verdiğidir.”
Prestijli Tabela Değil, Erişilebilirlik ve Veri Kazanacak
Günümüz iş dünyasında şirketler sadece bir “prestij adresi” edinmek için ofis kiralamıyor. Çalışanların kolayca ulaşabildiği, esnek, verimli ve fonksiyonel lokasyonlar ön plana çıkıyor.
Kulaktan dolma bilgilerle ya da sezgilerle hareket ederek gayrimenkul yatırımı yapma devrinin geride kaldığını ifade eden uzmanlar, başarının anahtarının veri odaklı ve nokta atışı lokasyon analizleri olduğunun altını çiziyor.
Önümüzdeki dönemde, sadece bina estetiğine güvenerek hareket eden yatırımcıların yüksek risk altında kalacağı; buna karşın erişilebilirlik, esneklik ve veri temelli yer seçimi kriterlerini merkeze alanların piyasanın kazananı olacağı öngörülüyor.












