Türkiye genelinde deprem güvenliği için hayati önem taşıyan kentsel dönüşüm süreci, son dönemde gayrimenkul yatırımcılarının en gözde enstrümanlarından biri haline geldi. Devlet desteklerinin sağladığı maliyet avantajları ve dönüşüm sonrasında ortaya çıkan yüksek değer artışı potansiyeli, eski konutlara olan ilgiyi zirveye taşıdı. Sektör temsilcileri, özellikle son 2-3 yıldır bu alanda yepyeni bir “kentsel dönüşüm piyasası” oluştuğuna dikkat çekiyor.
Sokak Sokak Gezip Eski Bina Arıyorlar
Gayrimenkul yatırımcıları ve bazı inşaat firmaları, özellikle merkezi lokasyonlarda ve kentin en değerli semtlerinde yer alan yaşlı yapıları adeta mercek altına aldı. Sokak sokak gezerek kentsel dönüşüme uygun, riskli olma ihtimali yüksek binaları tespit eden yatırımcılar, buradaki mülk sahiplerine cazip teklifler sunuyor.
Dönüşüm maliyetlerini karşılayacak bütçesi bulunmayan ya da süreçle uğraşmak istemeyen ev sahipleri dairelerini satmayı tercih ederken, bu yapıları satın alan yatırımcılar ise yenilenme sürecinin ardından çok daha değerli ve lüks konutların sahibi oluyor.
Karot Testi Oyunu: Süreç Nasıl Hızlandırılıyor?
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İstanbul Emlak Komisyoncuları Odası Başkanı Nizameddin Aşa, dikkat çekici bir yönteme vurgu yaptı. Bazı yatırımcıların eski bir binadan sadece tek bir daire satın aldığını belirten Aşa, ardından hemen karot testi başvurusunda bulunulduğunu ifade etti.
Test sonucunun olumsuz çıkmasıyla birlikte binanın yasal olarak riskli yapı ilan edildiğini ve yıkım sürecinin hızlandığını söyleyen Aşa, bu yöntemin kimi zaman iyi niyetle süreci hızlandırmak, kimi zaman ise mülk sahiplerini zorunlu bir dönüşüme yönlendirerek farklı ticari amaçlar gütmek için kullanılabildiğini belirtti.
Hem devlet teşviklerinden yararlanmak hem de merkezi bölgelerde yüksek prim elde etmek isteyen sermaye sahipleri için kentsel dönüşüm, önümüzdeki dönemde de gayrimenkulün en karlı kapılarından biri olmaya devam edecek gibi görünüyor.












