Esenyurt’ta bulunan bir konutta kiracının kira bedellerini zamanında yatırmaması üzerine mülk sahibi, alacağın tahsili ve taşınmazın tahliyesi talebiyle icra takibi başlattı. Büyükçekmece İcra Dairesi üzerinden kiracıya gönderilen ve kamuoyunda tahliye talepli icra takibi olarak bilinen Örnek 13 ödeme emri, 15 Mayıs’ta tebliğ edildi.
Tebligatın ardından yasal haklarını kullanmayan kiracı, 7 günlük itiraz süresinde herhangi bir itirazda bulunmadı ve icra takibi kesinleşti. Ancak mevzuat gereği tanınan 30 günlük yasal ödeme süresi içinde de birikmiş kira borcu kapatılmadı.
“Borcu Sonradan Ödemek Tahliyeyi Durdurmaz”
Sürenin dolmasıyla birlikte mülk sahibi vekili Avukat Gizem Gonce, 26 Haziran’da icra hukuk mahkemesine başvurarak tahliye davası açtı. Yargılama sürecinde kiracı borcunu ödediğini beyan ederek davanın konusuz kaldığını ve reddedilmesi gerektiğini savundu.
Mahkeme dosyasında yapılan incelemede ödemenin yapıldığı tarih kritik rol oynadı. Yapılan ödemelerin kiracıya tanınan yasal 30 günlük sürenin ardından gerçekleştirildiği tespit edildi. Kanuna göre yasal süresi geçtikten sonra yapılan ödemelerin temerrüt (borcun süresinde ödenmemesi) durumunu ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle kiracının tahliyesine karar verildi.
3 Ayda Kesin Sonuç: Yargılama Giderleri de Kiracıya Yüklendi
26 Haziran’da açılan dava, Büyükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından 23 Eylül’de karara bağlandı. Mahkeme, tahliye kararının yanı sıra 18 bin liralık vekâlet ücreti ile yaklaşık 1.627 TL tutarındaki yargılama giderlerinin de davalı kiracı tarafından ödenmesine hükmetti.
Kararı değerlendiren Avukat Gizem Gonce, kira davalarının yıllarca süreceğine yönelik genel algının bu dosyayla kırıldığını belirtti. Gonce, icra takibi ve dava sürecinin doğru usulle işletilmesi durumunda yaklaşık 3 ay gibi kısa bir sürede tahliye kararı alınabileceğini, kiracıların ise “nasıl olsa sonradan öderim” düşüncesiyle hareket etmesinin tahliyeyi önlemeyeceğini vurguladı.












