Global ölçekte yaşanan siyasi çalkantılar ve enflasyonist baskılar, yurt içinde finans sektörünü doğrudan etkilemeye devam ediyor. Yılın başlarında düşüş trendine giren borçlanma maliyetleri, jeopolitik krizlerin derinleşmesiyle birlikte hızla yönünü yukarı çevirdi. Bu durum, hem gayrimenkul sektöründe talep daralmasına yol açtı hem de uzun vadeli konut kredisiyle ev sahibi olmak isteyen tüketicilerin bütçesini zora soktu.
Konut ve Taşıt Kredileri Arasındaki Makas Açılıyor
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verileri, faiz artışının sadece konutla sınırlı kalmayıp genel tüketici kredilerinin tamamına yayıldığını gösteriyor.
- İhtiyaç Kredileri: Yılın ilk çeyreğindeki makul seviyelerin ardından yaz aylarında %64,98 seviyesine dayandı.
- Kredili Mevduat Hesabı (KMH): Oranlar %63,41 sınırına ulaştı.
- Ticari Krediler: Yıllık ağırlıklı ortalamada %53,75 bandına çıkarak reel sektörün finansmana erişimini kısıtladı.
- Taşıt Kredileri: Bahar aylarında konut finansmanının altında seyrederken, son güncellemelerle %47,26 seviyesine tırmandı.
Sektörler arasındaki borçlanma maliyetlerinde en düşük oran yıllık ağırlıklı ortalamada %41,23 ile halen konut finansmanında kalsa da, taşıt ve konut kredileri arasındaki farkın 6,03 puana çıkması piyasadaki dengeleri tamamen değiştirdi.
1 Milyon TL’lik Kredinin Faturası Kabardı
Saha uygulamalarında bankaların bireysel konut kredisi aylık faiz oranları %2,88 ile %5,00 gibi geniş bir yelpazede farklılık gösteriyor. Geçtiğimiz Şubat ayında politika faizinin %37 seviyelerine gerilemesiyle aylık borçlanma oranları %2,49’a kadar düşmüş ve konut alıcılarına nefes aldırmıştı. Ancak küresel dalgalanmalar bu olumlu havayı kısa sürede dağıttı.
Faizlerdeki bu yükselişin somut bilançosu ise dikkat çekici:
- Şubat 2026 (%2,49 Aylık Faiz): 1.000.000 TL tutarında, 120 ay vadeli konut kredisinin aylık taksiti 26.273 TL, toplam geri ödemesi ise 3,18 milyon TL seviyesindeydi.
- Güncel Durum (%2,88 Aylık Faiz): Aynı 1 milyon TL’lik kredinin aylık taksiti 29.787 TL seviyesine fırladı.
Aylık faiz oranlarının %5,00 bandına yaklaştığı senaryolarda ise toplam geri ödeme tutarları katlanarak orta gelir grubunun krediyle ev sahibi olmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Yüksek faiz ortamı gayrimenkul piyasasında bekle-gör dönemini başlatırken, nakit akışının da farklı finansal enstrümanlara kaymasına zemin hazırlıyor.












