TÜİK verilerine göre, inşaat maliyet endeksi bir önceki aya kıyasla yüzde 1,15 oranında yükselirken, yıllık bazdaki artış yüzde 28 seviyesine ulaştı. Yükselişin arkasındaki en büyük etkenlerden biri ise yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 artış gösteren işçilik maliyetleri oldu. Hem malzeme hem de işçilik tarafındaki bu çift taraflı maliyet tırmanışı, özellikle sıfır konut projeleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor.
Müteahhitler Temkinli: Yeni Konut Arzı Yavaşlayabilir
Gider kalemlerindeki bu aralıksız artış, üretici kanadında strateji değişikliklerini de beraberinde getirdi. Sektör uzmanları, yüksek yapım maliyetleri ve finansman zorlukları nedeniyle müteahhitlerin yeni projelere başlamakta daha temkinli davrandığını belirtiyor.
Artan giderlere karşın satış hızının düşmesi riskini almak istemeyen geliştiricilerin projeleri ertelemesi, piyasadaki sıfır konut arzında daralmaya yol açabilir. Özellikle talebin yoğun olduğu büyükşehir ve gelişmekte olan bölgelerde arzın azalması, fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı daha da hissettirecek.
“Maliyet Artışı Fiyatlara Yansımadan Hareket Edilmeli”
Gayrimenkul uzmanları, arsa maliyetleri, finansman giderleri ve yükselen işçilik kalemleri birleştiğinde birinci el konutların nihai etiket fiyatlarına yansımasının kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiyor.
Mevcut tablonun birinci el konut almayı hedefleyen vatandaşlar için kritik bir dönemeç olduğuna vurgu yapılırken, uzmanlar maliyet artışlarının etiketlere tam olarak yansımadığı bu geçiş sürecinde karar vermenin avantaj sağlayabileceğini değerlendiriyor.
Ancak uzmanlar, sadece fiyat artışı beklentisine odaklanılmaması gerektiğinin de altını çiziyor. Ev almayı planlayanların; kredi faiz oranları, hanehalkı bütçesi, lokasyon avantajları ve gayrimenkulün niteliği gibi temel kriterleri bir bütün olarak analiz ederek adım atması öneriliyor.












