Şahinkaya, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) nezdinde onay süreci devam eden 4 yeni fon müjdesini vererek, yatırımcıların değişen finansal ihtiyaçlarına yanıt verecek yenilikçi ve risk-getiri profili dengelenmiş fon stratejileri geliştirmeye kesintisiz devam ettiklerini vurguladı.
Stratejik Lokasyonlar ve Genişleyen Portföy Yapısı
Neo Portföy’ün yatırım kararlarında bölgenin uzun vadeli değer üretme kapasitesini esas aldıklarını belirten Deniz Şahinkaya; fon portföylerinin ağırlıklı olarak İstanbul, İzmir, Antalya, Çanakkale ve Muğla gibi ekonomik ve ticari dinamikleri güçlü illere yöneldiğini ifade etti. Yatırım stratejilerinde yalnızca arsa ve arazilerin değil; lojistik tesisler, depolar, nitelikli konut projeleri, ofis binaları ve tarımsal nitelikli gayrimenkullerin de yer aldığını kaydeden Şahinkaya, bölgesel gelişim potansiyeli ve altyapı yatırımlarının öncelikli değerlendirme kriteri olduğunun altını çizdi.
Amortisman Süreleri Türkiye’nin Yatırım Cazibesini Kanıtlıyor
Türkiye’de gayrimenkulün orta ve uzun vadede en güvenli yatırım limanlarından biri olmayı sürdüreceğini belirten Şahinkaya, büyükşehirlerdeki nitelikli arsa arzının azalmasının değer artış trendini doğrudan desteklediğini dile getirdi. Küresel metropoller ile Türkiye pazarını kıyaslayan Şahinkaya, “İstanbul’da hâlâ kendini yaklaşık 15 yılda amorti edebilen nitelikli konut yatırımları bulunabilirken, gelişmiş dünya metropollerinde bu geri dönüş süreleri 30 ila 35 yıla kadar uzayabiliyor. Bu tablo, doğru lokasyon seçimi ve doğru proje yönetimiyle Türkiye gayrimenkul pazarının sunduğu yüksek potansiyeli açıkça gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Küresel Varlık Yönetiminde Gayrimenkulün Payı 4,5 Trilyon Doları Aştı
Uluslararası sermaye hareketlerine de değinen Şahinkaya, Fund Manager Survey verilerine atıfta bulunarak küresel gayrimenkul varlık yönetimi pazarının 2024 sonundaki 3,8 trilyon dolar seviyesinden, 2025 sonu itibarıyla yaklaşık %19 artış göstererek 4,5 trilyon dolara yükseldiğini belirtti.
Türkiye’nin dinamik genç nüfusu ve hızlı şehirleşme yapısıyla bu küresel dönüşümden en çok faydalanacak pazarlardan biri olduğunu savunan Deniz Şahinkaya; önümüzdeki dönemde teknoloji kullanımı, doğru lokasyon analizi ve şeffaf kurumsal yönetim anlayışının fon performanslarını belirleyen en kritik faktörler olacağını sözlerine ekledi.












