2002 yılından bu yana saha satış ve operasyon tarafında çalışıyorsunuz. Avea SME, Turkcell, Superonline ve General Mobile gibi markalarla geçen yaklaşık 15 yıllık iletişim sektörü deneyimi size bugün gayrimenkulde en çok ne kazandırdı?
İletişim sektörü bana yeni insanlarla ve yeni şirketlerle tanışmayı, onların ihtiyaçlarını doğru anlamayı ve bu ihtiyaçlara uygun çözümler üretmeyi öğretti.
Bugün gayrimenkulde de aslında aynı temel üzerinden ilerliyorum. Karşınızdaki kişiyi dinlemek, ihtiyacını doğru analiz etmek ve ona uygun çözümü oluşturabilmek satışın en önemli parçalarından biri.
2016 yılında kendi perakende işinizi kurdunuz, ardından gayrimenkule geçtiniz. Bu kararın arkasında nasıl bir kırılma noktası vardı?
2018 yılında yaşanan döviz devalüasyonu beni sermaye riski taşımayan bir iş modeli aramaya itti.
Kendi işinizi yaptığınızda sermaye, stok ve piyasa koşulları gibi birçok riskle karşı karşıya kalıyorsunuz. Bu süreç beni farklı bir iş modeli aramaya yönlendirdi ve sonunda gayrimenkul sektörüne geçme kararı aldım.
Konut satışından ticari gayrimenkule yönelmeniz nasıl gerçekleşti?
Turkcell yıllarında, özellikle kurumsal satış ve uzman kurumsal satış tarafında çalışanlar bilir; bazen dokuz, bazen 11-12 kalemden oluşan konsolide hedefler verilirdi. Üstelik ay sonunda hedef gerçekleşmenize göre bu hedefler yüzde 110, yüzde 120, hatta yüzde 130 seviyelerine çıkarılabilirdi.
Portföyümde 200’ün üzerinde firma vardı. Bu hedeflere ulaşabilmek için firmaların iletişim alışkanlıklarını ve kullanımlarını analiz etmek gerekiyordu. Data yönetimi ve teknik analiz o dönemden beri çok ilgimi çekiyor.
Gayrimenkul sektörüne geçtiğimde de önce satacağım ürünün pazarda nasıl doğru fiyatlandırılacağını öğrendim.
Ticari gayrimenkul ise o dönemde birlikte çalıştığım ve çok saygı duyduğum önemli bir brokerın tavsiyesiyle gündemime girdi. Temel değerleme tekniklerini öğrendikçe bu işi gerçekten hakkıyla yapan kişi sayısının oldukça az olduğunu gördüm.
Bu alandaki danışman sayısının sınırlı olması, endüstriyel gayrimenkule ve üretime olan kişisel ilgim beni ticari gayrimenkulde daha fazla yoğunlaşmaya yöneltti. Teknik konular zaten her zaman ilgimi çekmiştir.
ACP – Akredite Ticari Gayrimenkul Danışmanı sertifikasına da sahipsiniz. Sizce ticari gayrimenkulde başarılı bir danışmanı diğerlerinden ayıran temel özellikler neler?
Ticari mülklerle ilgilenmeye başladığınızda aslında bu alanın kendi içerisinde ciddi ayrımları olduğunu görüyorsunuz. Farklı uzmanlık alanlarında çok başarılı örnekler var.
Genel olarak ticari bir danışmanın Türkiye’nin genel ekonomik dinamiklerine hâkim olması, belirli seviyede ekonomi ve finans bilgisine sahip olması gerekiyor.
Bunun yanında çalışmak istediği bölgeyi ve uzmanlaşacağı konuyu netleştirmesi çok önemli.
Kendi sektöründe doğru bilgiye ve doğru bağlantılara sahip olan, uzmanlığını netleştiren ve bunu süreklilik içinde yapan danışmanların çok başarılı olduğunu düşünüyorum.

2021 yılında on binlerce danışman arasında dünya 58.’si oldunuz. Böyle bir sonucun arkasındaki çalışma anlayışınızı nasıl tarif edersiniz?
Benim buna cevabım aslında çok basit:
Çok küçük adımları sürekli yaparak, yenilenerek ve şartlara uyum sağlayarak çok büyük sonuçlar alabilirsiniz.
Başarıyı bir anda gerçekleşen büyük bir sıçrama olarak görmüyorum. Küçük ama doğru adımları sürekli atabilmek, gerektiğinde kendinizi yenilemek ve değişen koşullara uyum sağlamak çok daha önemli.
Yakın zamanda Ankara’dan İzmir’e taşındınız ve oldukça kısa sürede İzmir’de de portföy üretmeye başladınız. Bu adaptasyonu nasıl sağladınız?
Aslında çocukluğum, gençliğim ve üniversite yıllarım İzmir’de geçti. Dolayısıyla şehre yabancılık çekmedim.
Ama gayrimenkul tarafında bugün çok önemli bir ihtiyaç olduğunu görüyorum.
Her zamankinden daha fazla, işine kıymet veren, iş ahlakı olan ve müşterisine her şeyden önce zaman ve para kazandırabilecek insanlara ihtiyaç var.
Bugünün gayrimenkul pazarı da tam olarak böyle bir hizmeti arayan mülk sahipleriyle dolu.
Bu nedenle önümüzde çok ciddi bir çalışma alanı olduğunu düşünüyorum. Hepimizin işi çok yoğun olacak.
Profesyonel basketbol geçmişiniz var. Sporun kazandırdığı rekabet ve disiplin bugün gayrimenkul kariyerinizde nasıl karşılık buluyor?
Rekabet, profesyonel oyunculuk, profesyonel ligler ve kariyer yolculuğu gibi kavramlar hep çok ilgimi çekmiştir.
Başarılı takımlara baktığınızda hangi spor dalı olursa olsun farklı özelliklere, farklı bakış açılarına ve farklı yapılara sahip insanların uzun süre birlikte yol alabildiğini görüyorsunuz.
Ama bunun için belirli bir disiplin ve sistem gerekiyor.
Ben de böyle yaşamayı seviyorum. Hayatın içine karışmak, mücadele etmek, başarmak ve yeniden başarabilmek için tekrar tekrar başarısız olmak… Ben bütün bu oyunu seviyorum.
Şampiyon olmak hep hayalimdi. Gayrimenkul işi de bana bu duyguların tamamını yaşatıyor.
Şartlar ne olursa olsun kolay kolay bırakan biri değilim. Daha konuşacağımız, tanışacağımız çok fazla insan var.
Son dönemde sosyal medyada editlenmemiş, daha doğal videolar paylaşmaya başladınız. Neden böyle bir içerik dili seçtiniz?
Aslında hepimiz neysek oyuz.
Bence en başından olduğunuz gibi görünmek en doğrusu.
Belki insanlar da artık doğallık arıyor. Çalışırken insanın hayatının zaten doğal bir akışı var. Bana göre filme alınması gereken de tam olarak o akış.
Her şeyi kusursuzlaştırıp fazla kurgulamak yerine, işin gerçek halini göstermek insanlarla çok daha doğal bir ilişki kurulmasını sağlıyor.
Kariyerinde yeni bir başlangıç yapmak isteyen ya da değişimden çekinen birine kendi tecrübenizden yola çıkarak ne söylersiniz?
Öncelikle insanın bir hayali olması gerektiğini düşünüyorum.
Bence insanın ruhunu ve zihnini besleyen en önemli unsurlardan biri bu. Bunun yanında uyum becerisi ve düzenlilik benim için diğer iki önemli nokta.
Şartlar değişebilir, sektör değişebilir, şehir değişebilir. Ama insanın bir hedefi varsa, değişime uyum sağlayabiliyor ve düzenli biçimde çalışmaya devam edebiliyorsa yeniden yol alabilir.
Premium Estate’i tercih etmenizde ne etkili oldu?
Premium Estate sektörün gittiği yönü çok iyi okuyan bir yapı.
Şirketin vizyonunun ve altyapısının hem deneyimli danışmanlar hem de sektöre yeni başlayıp gayrimenkulü gerçekten öğrenmek ve kariyer yapmak isteyen kişiler için çok uygun olduğunu düşünüyorum.
Özellikle sektörün deneyimli danışmanlarının tecrübeleriyle hayata geçirilen PinCRM’in önemli bir fark yarattığına inanıyorum.
Danışmanın talepleri, ulaşmak istediği iş hacmi, bu hacme nasıl ulaşabileceği ve kendisini sosyal medyada ya da tercih ettiği iletişim kanallarında nasıl ifade edeceği adım adım ele alınıyor.
Bunları yaşayarak, tartışarak, farklı bakış açılarını dinleyerek ve yapay zekâyı sürece entegre ederek çok daha pratik hale getiriyoruz.
Premium Estate günümüzün sosyal medya ve alternatif pazarlama kanallarını da çok aktif kullanıyor.
Yönetimin büyük hedefleri var ve bunları gerçekleştirmek için ciddi bir çalışma azmi görüyorum.
Tüm bunlar birleştiğinde kendi işimi büyütmek ve daha geniş kitlelere ulaşmak Premium Estate çatısı altında benim için çok daha kolay hale geliyor.
Premium Estate çatısı altında gayrimenkul danışmanı olmak, çalışma modellerimizi ve danışmanlarımıza sunduğumuz olanakları incelemek için www.premiumluol.com adresini ziyaret edebilirsiniz.












