Görünürde Satış, Esasta Bağış: Muris Muvazaası
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan durumlardan biri, miras bırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla tapuda bedelsiz bir devir yapması ancak resmi senette bu işlemi “satış” veya “ölünceye kadar bakma sözleşmesi” gibi göstermesidir. Taraflar arasında para transferi gerçekleşmediği, asıl amacın bağışlama olduğu durumlarda hukuken muris muvazaası (miras bırakanın danışıklı işlemi) meydana gelir.
Miras bırakan hayattayken diğer mirasçıların bu tasarrufa müdahale etme veya dava açma hakkı bulunmaz. Ancak miras bırakanın ölümüyle birlikte miras hakkı doğan tüm mirasçılar -özellikle payı engellenmek istenen evlatlar- Asliye Hukuk Mahkemesinde tapunun iptali ve tescili davası açabilir.
Zamanaşımı Yok: Muris muvazaasına dayalı tapu iptal ve tescil davalarında kanunen herhangi bir hak düşürücü süre veya zamanaşımı bulunmaz. Mirasçı, devir işlemini yıllar sonra öğrenmiş olsa dahi dava açma hakkını korur.
Mahkeme İncelemesi: Yargılama sürecinde taşınmazın devir tarihindeki gerçek değeri ile tapudaki beyan değeri, alıcının mali gücü, miras bırakanın satma ihtiyacının bulunup bulunmadığı ve aile içi ilişkiler detaylı biçimde araştırılır. Danışık ispatlandığı takdirde tapu kaydı iptal edilerek terekeye iade edilir veya miras payı oranında tescil sağlanır.
Gerçek Bağışlarda Saklı Pay Koruması: Tenkis Davası
Miras bırakan taşınmazı satış göstermeksizin doğrudan bağışlamış olsa dahi mirasçıların kanuni hakları tamamen ortadan kalkmaz. Türk Medeni Kanunu, altsoyun (çocukların) miras hakkını saklı pay güvencesi altına almıştır.
Miras bırakanın yaptığı bağış veya tasarruflar, çocukların saklı payını zedeliyorsa mirasçılar tenkis davası açarak saklı paylarına tekabül eden kısmın kendilerine iadesini talep edebilir. Tenkis davaları, muvazaa davalarından farklı olarak öğrenme tarihinden itibaren 1 yıl ve her hâlükarda mirasın açılmasından itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürelere tabidir.
Mirasta Cinsiyet Eşitliği Esastır
Türk Miras Hukuku sisteminde birinci zümre mirasçılar olan çocuklar arasında cinsiyete göre herhangi bir ayrım bulunmaz. Kız ve erkek çocuklar eşit miras payına sahiptir. Hayattayken yapılan biçimsel devirler hak kaybı yaratmaz; yalnızca hukuki sürecin miras bırakanın vefatı sonrasına ertelenmesine neden olur.












