Peki, Kocaeli’de başlayıp Yargıtay’a uzanan bu davanın detaylarında neler yaşandı? Eşlerin rızası olmadan yapılan satışlar boşanma sonrasında nasıl etkileniyor? İşte milyonlarca ev sahibini ve boşanma aşamasındaki çiftleri yakından ilgilendiren kararın tüm ayrıntıları…
Kocaeli Gölcük’teki Rızasız Satış Krizi Yargıtay’a Taşındı
Emsal teşkil eden hukuki süreç, Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde meydana geldi. Çift arasındaki boşanma davası kesinleştikten sonra, erkek eş evlilik birliği süresince “aile konutu” olarak kullanılan gayrimenkulü, kadın eşin rızasını almadan üçüncü bir kişiye devretti.
Durumu öğrenen kadın eş, rızası dışında yapılan bu satış işleminin iptal edilmesi için yargıya başvurdu. Davacı kadın;
- Taşınmazın aile konutu olduğunu,
- Satışın kendi onayı olmadan usulsüz gerçekleştirildiğini belirterek,
- Tapu iptali, tescil ve taşınmaz üzerine yeniden aile konutu şerhi konulmasını talep etti.
Davayı ilk derece mahkemesi sıfatıyla inceleyen Gölcük Aile Mahkemesi, kadının talebini haklı bularak tapu iptali ve tescil yönünde karar verdi. Kararın istinaf edilmesinin ardından dosya Yargıtay’ın önüne geldi.
Yargıtay Son Noktayı Koydu: Evlilik Bittiyse Aile Konutu Koruması da Sona Erer
Dosyayı detaylıca inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, emlak ve aile hukuku literatürüne girecek tarihi bir karara imza attı. Yargıtay, tarafların boşanma davasının kesinleşmiş olduğuna vurgu yaparak şu hukuki tespiti paylaştı:
“Eşlerin boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte, dava konusu taşınmaz artık ‘aile konutu’ niteliğini tamamen kaybetmiştir. Bu kararla birlikte, aile konutuna dayalı tapu iptal davasının esası hakkında karar verilmesine gerek kalmamış, davanın konusu ortadan kalkmıştır.”
Bu gerekçeyle Yargıtay, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını esastan kaldırırken, Gölcük Aile Mahkemesi’nin tapu iptali yönündeki ilk hükmünü de tamamen bozdu.
Yeni Kararın Gayrimenkul Sektörüne ve Eşlere Etkileri Neler Olacak?
Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 194. maddesi, evlilik birliği devam ettiği sürece eşlerin birbirlerinin haberi ve rızası olmadan aile konutunu satmasını, ipotek etmesini ya da üzerindeki hakları kısıtlamasını engelliyor. Ancak Yargıtay’ın bu taze kararı, bu koruma kalkanının sınırlarını netleştirdi:
- Zamanlama Hayati Önem Taşıyor: Eğer malik olmayan eş, rızası dışında satılan aile konutu için tapu iptal davası açacaksa, bu süreci mutlaka boşanma kararı resmen kesinleşmeden önce tamamlamak veya hukuki adımlarını bu takvime göre planlamak zorunda.
- Alıcılar (Üçüncü Kişiler) İçin Güvence: Aile konutu şerhi riski nedeniyle gayrimenkul satın alırken çekince yaşayan üçüncü kişilerin hukuki pozisyonu, boşanmanın kesinleşmesi durumunda daha korunaklı bir hale geliyor.
- Davalarda “Konusuz Kalma” Dönemi: Boşanma kesinleştikten sonra aile konutu iddiasıyla açılacak yeni davalar, Yargıtay’ın bu kararı uyarınca “konusu kalmadığı” gerekçesiyle doğrudan reddedilebilecek.












