Husumet Varsa Kira İlişkisi Süremez
İzmir’de yaşanan bir olayda mülk sahibi, kiracısının kendisine ve eşine yönelik sözlü ve fiili saldırılarda bulunduğunu, aralarında ağır bir husumet oluştuğunu belirterek “akde aykırılık” gerekçesiyle tahliye davası açtı. Yerel mahkeme ilk etapta davayı reddetse de dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun önüne geldiğinde ibre tamamen döndü.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (Esas No: 2017/1770, Karar No: 2021/1738), Türk Borçlar Kanunu’nun 316. maddesinde düzenlenen “kiracının kiralananı özenle kullanma ve komşulara saygı gösterme yükümlülüğünü” hatırlatarak tarihi bir yoruma imza attı. Karara göre; tarafların karakolluk veya mahkemelik olması, kira ilişkisinin temelindeki asgari saygı ve güven zeminini tamamen ortadan kaldırıyor.
Ceza Davasında Kusur Şartı Aranmıyor!
Kararın en dikkat çekici yönü ise kusur şartına bakılmaması oldu. Ceza davasında kimin haklı ya da haksız olduğundan bağımsız olarak; taraflar arasında hakaret, tehdit, iftira veya yaralama gibi suçlardan dolayı bir yargılama sürecinin başlamış olması, sözleşmenin çekilmez hal alması için yeterli sayıldı.
Yargıtay, “Aranızda bu derece ağır bir husumet ve ceza davası varken, bu mülkiyet ilişkisini sağlıklı bir şekilde sürdürmenizi beklemek hayatın olağan akışına aykırıdır” diyerek, mülk sahibine süre tanıma veya ihtar çekme zorunluluğu olmaksızın doğrudan sözleşmeyi feshedip tahliye talep etme hakkı tanıdı.
Sektör Temsilcileri Ne Diyordu? Hukukçular, bu kararın özellikle son dönemde tırmanışa geçen ev sahibi-kiracı kavgalarında dengeleri değiştireceğini belirtiyor. Sözlü tartışmaların adli boyuta taşınması, artık kiracılar için oturdukları evden tahliye edilme riskini de beraberinde getirecek.











