Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, değişen yatırım alışkanlıkları ve artan maliyetler, gayrimenkul sektöründe yeni bir dönemin kapısını araladı. Yatırımcılar artık yalnızca kısa vadeli kazanç odaklı değil; sürdürülebilir değer, yaşam kalitesi, turizm potansiyeli ve bölgesel gelişim gibi kriterleri birlikte değerlendiriyor. Özellikle yaz sezonunun başlamasıyla birlikte Türkiye’nin turizm bölgelerinde hareketlilik artarken, Akdeniz hattı yatırımcıların yeniden radarına girmeye başladı.
Artan maliyetler ve değişen tüketici davranışlarıyla birlikte yatırım anlayışının da dönüşmeye başladığını belirten sektör temsilcileri, yatırımcıların artık yalnızca konut değil; lokasyon, yaşam deneyimi ve uzun vadeli potansiyel satın aldığına dikkat çekiyor.
Yatırımcı Artık Yaşam Potansiyeline Bakıyor
Özellikle pandemi sonrası dönemde yatırım reflekslerinin ciddi şekilde değiştiğini ifade eden Gayrimenkul, turizm ve yatırım alanlarında uzun yıllardır faaliyet gösteren girişimci Ahmet Tanır, “Eskiden yatırımcı için en önemli kriter hızlı al-sat potansiyeliydi. Bugün ise insanlar daha uzun vadeli düşünüyor. Bölgenin turizm gücü, yaşam kalitesi, doğayla ilişkisi ve sürdürülebilir değer artışı çok daha önemli hale geldi. Akdeniz hattı bu açıdan Türkiye’nin en güçlü bölgelerinden biri olarak öne çıkıyor” dedi.
Yazlık Bölgeler Dört Mevsim Yaşam Alanına Dönüşüyor
Uzaktan çalışma modeli, değişen yaşam alışkanlıkları ve şehir yoğunluğundan uzaklaşma isteğiyle birlikte yazlık bölgelerin kullanım şeklinin de değiştiği görülüyor. Özellikle Antalya hattında birçok bölge artık yalnızca sezonluk değil, dört mevsim yaşanabilen lokasyonlar olarak ddeğerlendiriliyor.
Bu dönüşümün yatırım tarafını da doğrudan etkilediğini belirten Ahmet Tanır, “İnsanlar artık sadece birkaç hafta kullanılacak yazlıklar yerine; yılın büyük bölümünde yaşayabilecekleri, aynı zamanda gelir potansiyeli sunan bölgeleri tercih ediyor. Manavgat ve Side hattı; deniz, doğa, ulaşım ve sosyal yaşamı aynı anda sunabilen ender bölgelerden biri.” ifadelerini kullandı.
Türkiye Güçlü Bir Potansiyele Sahip
Küresel ölçekte zorlu bir ekonomik süreç yaşandığını belirten Ahmet Tanır, Türkiye’nin sahip olduğu coğrafi avantajların ve turizm çeşitliliğinin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Tanır, “Dünya genelinde yatırımcı daha güvenli limanlar arıyor. Türkiye; iklimi, turizm çeşitliliği, ulaşım avantajı ve yaşam maliyetleriyle hâlâ çok güçlü bir potansiyele sahip. Doğru bölgelerde geliştirilen projeler önümüzdeki dönemde çok daha fazla değer kazanacaktır” açıklamasını yaptı.














