Konut fiyatları reel bazda gerilerken üretim maliyetleri tarihi seviyelere çıktı. EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, maliyet baskısı ve finansmana erişim zorluğu nedeniyle yeni konut üretiminde iştahın azaldığını söyledi.
Konut fiyatlarında son iki yıldaki hızlı yükselişin ardından piyasanın daha dengeli bir döneme girdiğini belirten Yazıcı, kendi oturumu için ev almak isteyenler açısından mevcut dönemin önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
Reel Fiyat Gerilemesi Oturum Amaçlı Alıcı İçin Fırsat
Mayıs ayında konut fiyatları nominal olarak yüzde 24,5 artmasına rağmen reel bazda gerileme yaşandığını belirten Yazıcı, yatırım amacıyla değil, oturum amacıyla konut almak isteyenler için uygun bir dönemden geçildiğini ifade ederek, “2023 yılında gördüğümüz hızlı fiyat artışları geride kaldı. Piyasa daha sakin ilerliyor. Eğer amaç yatırım değil de oturmaksa mevcut dönem önemli bir alım fırsatı sunuyor.” dedi.
Konut Üretim Maliyeti 40 Bin 500 TL’ye Yükseldi
Bayındırlık Bakanlığı şubat ayı verilerine göre konutun metrekare maliyetinin 40 bin 500 TL seviyesine ulaştığını belirten Yazıcı, bu rakamın yaklaşık 930 dolara denk geldiğini söyledi. Bir yıl önce maliyetlerin yaklaşık 20 bin TL seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yazıcı, inşaat maliyetlerinin enflasyonun üzerinde arttığını belirterek şunları söyledi:
“Konut, AVM ve iş merkezi maliyetlerinin birbirine yaklaşması sektör açısından sağlıklı değil. Üretici yaptığı yatırımı geri döndürmekte zorlanıyor.”
Yüksek Faiz Yeni Projeleri Yavaşlatıyor
Konut üreticisinin projelerini satışlardan elde ettiği finansmanla sürdürdüğünü belirten Yazıcı, satışların yavaşlaması ve finansman maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle yeni proje iştahının azaldığını ifade ederek, “Faizlerin yüksek olduğu bir ortamda üreticiler daha temkinli davranıyor. Bu da yeni konut üretimini yavaşlatıyor.
Daha Az Konut, Daha Yüksek Kira Demek
Konut kredisine erişimde yaşanan kısıtlar, yatırım amaçlı alımları önemli ölçüde azaltırken, bu durum uzun vadede kira piyasasını da etkileyecek. Yatırımcı piyasadan çekildiğinde yeni konut arzı azalıyor. Daha az konut ise daha yüksek kira anlamına geliyor.” şeklinde konuştu.
Türk Yatırımcısı Gayrimenkulden Vazgeçmiyor
Altın fiyatlarındaki dalgalanmaların konut talebini belirgin şekilde azaltmasını beklemediğini ifade eden Yazıcı, Türkiye’de gayrimenkulün kültürel olarak güvenli liman özelliğini koruduğunu söyleyerek, “Türk yatırımcısı gayrimenkule uzun vadeli bakıyor. Bu nedenle küresel gelişmeler birebir aynı etkiyi Türkiye’de göstermiyor.” İfadelerini kullandı.
Piyasada Hareket İçin Gözler Yılın Son Çeyreğinde
Jeopolitik risklerin azalması ve faiz indirimlerinin başlaması halinde yılın son çeyreğinde konut piyasasında hareketlenme beklediklerini belirten Yazıcı, özellikle Eylül sonrasına dikkat çekerek, “Faiz indirimiyle birlikte mortgage imkanları genişlerse mevduatta bekleyen paranın bir kısmı yeniden gayrimenkule yönelebilir. Yılın son çeyreğinde daha hareketli bir piyasa görebiliriz.” dedi.
Kentsel Dönüşüm Piyasayı Ayakta Tutuyor
Serbest piyasada yatırım kararlarının ertelendiğini ifade eden Yazıcı, mevcut hareketliliğin önemli bölümünün kentsel dönüşüm projelerinden kaynaklandığını belirterek, “Yarısı Bizden Kampanyası ve benzeri finansman modelleri dönüşüm projelerine ilgiyi artırıyor. Bugünkü hareketliliğin önemli kısmı bu alandan geliyor.”
Sosyal Konut Kiraları Tek Başına Düşürmeye Yetmez
Sosyal konut projelerinin önemli olduğunu ancak mevcut konut açığı nedeniyle kira piyasasında tek başına belirleyici olamayacağını söyleyen Yazıcı, arz-talep dengesinin hala bozuk olduğunu vurgulayarak sözlerini “Sosyal konut projeleri piyasayı bir miktar rahatlatacaktır ancak mevcut arz açığı nedeniyle kiralarda tek başına büyük bir düşüş beklemek doğru olmaz.” diyerek tamamladı.












