Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın duruma el atmasıyla tıkanan süreç çözüldü ve “Yeni Fikirtepe” projesinde anahtar teslimleri resmen başladı.
20 Yıllık Düğümü Devlet Çözdü
Fikirtepe’nin kentsel dönüşüm geçmişi oldukça sancılı bir sürece dayanıyor. 2005 yılında “özel proje alanı” olarak belirlenen, 2007’de “kentsel dönüşüm alanı” ilan edilen ve 2013’te Bakanlar Kurulu kararıyla “riskli alan” statüsüne alınan bölgede, müteahhitlerin projeleri tamamlayamaması binlerce aileyi evsiz ve çaresiz bırakmıştı.
2021 yılında kangrene dönen bu sürece son noktayı koymak için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı devreye girdi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ve Emlak Konut GYO’nun koordinasyonunda yürütülen hummalı çalışmalar meyvesini verdi. Bölgenin çehresini tamamen değiştiren Emlak Konut Fikirtepe 1. Etap kapsamında tam 11 bin 729 bağımsız bölüm eksiksiz şekilde tamamlandı.
Yıllardır Çözülmeyeni Çözdük
Projenin tamamlanmasıyla ilgili önemli açıklamalarda bulunan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Fikirtepe halkına verdikleri sözü tutmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Bakan Kurum, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Kangrene dönmüştü, yıllardır çözülmeyeni çözdük. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’mız ve Emlak Konut eliyle Yeni Fikirtepe’de depreme dayanıklı 11 bin 729 bağımsız bölümü daha tamamladık. 25 bine yakın vatandaşımızı afetlere dirençli konutlarımıza yerleştiriyoruz. Eğitim, sağlık ve spor tesisleri, camileri, 120 bin metrekarelik millet bahçesi de kazandırdığımız Yeni Fikirtepe projemiz milletimize hayırlı olsun.”
Yeni Fikirtepe’nin %55’i Sosyal Donatı Alanı
Yeni Fikirtepe, sadece yüksek katlı binalardan ibaret bir proje olmaktan öte, insan odaklı bir yaşam alanı olarak tasarlandı. Proje alanının %55’i tamamen sosyal donatı alanlarına ayrıldı. Hak sahipleri sadece depreme dayanıklı modern evlerine kavuşmakla kalmayacak; aynı zamanda geniş yeşil alanlar, eğitim, sağlık ve spor tesisleri ile 120 bin metrekare büyüklüğündeki muazzam bir millet bahçesinin de tadını çıkaracak.
Yıllarca süren belirsizliğin ardından gelen bu teslimler, hem hak sahiplerine rahat bir nefes aldırdı hem de İstanbul’un en riskli bölgelerinden birinde dönüşümün devlet eliyle nasıl başarıyla tamamlanabileceğini gözler önüne serdi.











