Hizmeti Alan Ev Sahibi, Faturayı Ödeyen Kiracı
Gelenekselleşen ancak hukuki ve mantıksal tabanda sürekli sorgulanan bu durum, mülk sahipleri ile kiracılar arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor. Sosyal medyada sesini duyuran bir kiracı, süreci şu sözlerle özetledi:
“Ev sahibi evini kiraya vermek istiyor ve emlakçıya başvuruyor. Emlakçı kiracıyı buluyor, ev sahibinin evi kiralanıyor ve adam düzenli bir gelir elde etmeye başlıyor. Günün sonunda emlakçı da ev sahibi de kazanıyor. Peki, bu hizmetin bedeli olan komisyonu neden tek başına ben ödüyorum?”
Mevzuat Ne Diyor? Taşınmaz Ticareti Yönetmeliği Detayı
Peki, Türkiye’deki mevcut yasal düzenlemeler bu konuda neyi öngörüyor? Sanılanın aksine, mevzuat tüm yükü kiracıya yüklemiyor.
Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’e göre; alım satım ve kiralama işlemlerinde hizmet bedeli (komisyon), aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça kiracı ve kiralayan (ev sahibi) arasında eşit olarak (yarı yarıya) paylaşılır. Ancak piyasadaki “yerleşik uygulama” ve kiralık konut arzının azlığı, ev sahiplerinin bu bedeli tamamen kiracının üzerine yıkmasına neden oluyor. Kiralama aşamasında çaresiz kalan kiracılar ise sözleşmeye eklenen maddeleri kabul etmek zorunda kalıyor.
Sektör Temsilcileri Ne Diyor?
Gayrimenkul uzmanları, emlak ofislerinin hem kiracıya (portföy sunumu, sözleşme hazırlığı) hem de ev sahibine (mülk yönetimi, güvenilir kiracı bulma) hizmet verdiğini, bu nedenle ideal senaryoda komisyonun ortak ödenmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak mevcut piyasa koşullarında “Kuralı mal sahibi koyar” algısı, kiracıların mağduriyetini artırmaya devam ediyor.












