Tehdit Altında Ödenen Bedel İçin Hukuk Mücadelesi Başlattı
Ankara’nın Polatlı ilçesinde yaşanan olayda bir kiracı, ev sahibinin taşınmazdan tahliye etme ve elektriğini kesme tehditleri nedeniyle yasal sınırların üzerinde kira ödemek zorunda kaldı. Maruz kaldığı baskının ardından hakkını arayan kiracı, ödediği fazla kira bedellerinin iadesi talebiyle mahkemeye başvurdu.
Yerel mahkeme olan Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesi, somut olayda doğrudan bir icra tehdidi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Kararın kesinleşmesi üzerine devreye giren Adalet Bakanlığı, verilen hükmün hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek dosyayı kanun yararına bozma istemiyle Yargıtay’a taşıdı.
Davanın Adına Değil, Uyuşmazlığın Özüne Bakılmalı
Dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı’nın talebini haklı bularak yerel mahkemenin kararını bozdu. Yüksek Mahkeme kararında, mahkemelerin davayı yalnızca şekli tanımlara hapsedemeyeceğini; davacının sunduğu somut olayların, iddiaların ve talebin gerçek içeriğinin esas alınması gerektiğini vurguladı.
Kararda şu kritik tespit öne çıktı:
- Kiracının tehdit ve baskı altında fahiş kira ödediğini ispatlaması durumunda, mahkemenin bu ödemelerin yasal dayanağını araştırması ve fazla tutarların iade edilip edilmeyeceğini davanın esasına girerek karara bağlaması gerekir.
Etikete Değil, İçeriğe Bakılmalı
Kararı değerlendiren hukukçular, Yargıtay’ın bu hamlesinin ev sahibi-kiracı uyuşmazlıklarında önemli bir içtihat oluşturduğunu belirtiyor. Sürecin şekilcilikten uzak, hakkaniyet odaklı incelenmesi gerektiğine dikkat çeken uzmanlar, mahkemelerin dava dilekçesindeki hukuki başlıklardan ziyade yaşanan fiili mağduriyete ve uyuşmazlığın özüne odaklanmasının kiracılar adına kritik bir koruma kalkanı sağladığını ifade ediyor.












