Merhabalar, iyi pazarlar.
Her bireyin değerleri, kırmızı çizgileri ve hassasiyetleri vardır.
Yaştan, varlıktan, eğitim düzeyinden bağımsız, dünyada var olan her insanın esneklik göstereceği konular ve yerler olduğu gibi bir noktadan sonra tahammül edemeyeceği, etmemesi gereken durumlar da vardır.
Söz konusu durum özel hayatta geçerli olduğu gibi iş hayatında da geçelidir.
Kimin bize nasıl davranacağını ya da davranması gerektiğini bizden başkası onlara gösteremez, öğretemez.
Aynı şekilde bize yapılmaması gerektiğini düşündüğümüz şeyleri, biz de başkalarına yapamayız. Bu cümleyi tersinden okuyacak olursak, biz sürekli sergilediğimiz bir davranışın benzeri için de muhataplarımıza izin vermiş oluruz.
Konuyu emlakçılık mesleğine getirecek olursak, iş hayatında yaşadığımız bazı olaylar, meslektaşları olarak bize bile tahammül sınırlarının ötesinde gelmekte iken, sıradan vatandaşların emlakçılardan rahatsızlık duymalarının ne kadar anlaşılır olduğunu göstermekte.
Gerek iş kuralları gerek ahlak kuralları gerekse davranış tarzları olarak bazı emlakçılar o kadar bunaltıcı ve rahatsız edici olabiliyor ki, bu kitleye karşı saygısızca ya da saygıyı dert etmeksizin davranmayı bir alışkanlık haline getirmiş vatandaşlara kızmakta zorlanıyorum.
Ego ve kibir insanoğlunda şık durmayan karakter özellikleri. Karşısındaki kişiyi küçümsemek, önemsememek ya da onun haklarına saygı göstermemek dünyadaki hiç kimsenin hiç kimseye yapmaması gereken davranışlar bana göre.
Bununla birlikte, size karşı tutumlarının yanlışlıkları nedeniyle muhataplarınızı hoş göremeyeceğiniz ve onlara hadlerini bildirmeniz gereken durumlar da yaşanabilmekte.
Yakın çevrenizden bir kişinin de, bir müşterinizin de, bir meslektaşınızın da size yapamayacağı davranışlar, söyleyemeyeceği sözler, kullanamayacağı üsluplar olmalı.
Tabi doğal olarak, bizlerin de market kasiyerinden site güvenliğine, temizlik personelinden benzin pompacısına karşı aynı tutum içerisinde olmamız, karşımızdaki kişinin bir birey olduğunun bilinciyle onlara saygı duyarak davranmamız gerekir.
Akşam saat 9’da birilerini aramak gibi, yeni tanıştığınız birisine hemen “sen” diye hitap etmek gibi, emir kipinde cümleler kurmak gibi ya da bunaltıcı derecede üsteleyici tavırlar takınmak gibi hareketleri yapıp ancak size benzerlerinin yapılmamasını istemeniz ne yazık ki mümkün değildir.
İnsanoğlunun gücünün yettiğine eziyet etmeye ya da saygı göstermemeye meyilli olması, gücünün yetmediğine karşı ise aşırı çekingen ve aşırı hürmetkar davranması benim için kabul edilemez.
Ortada hiçbir menfaat yokken dahi muhataplarımıza saygı göstermek ve onlardan aynısını beklemek gerektiğini düşünüyorum.
Peki, aynısını bize yapmayanlara ne yapacağız?
Onlar da bizim kim olduğumuzu, hangi davranış ve üsluplara izin verdiğimizi, nereden ötesine geçmelerinin mümkün olmayacağını bizim tutumlarımızdan anlayacaklar.
Bu durum biraz yıpratıcı, gerginlik yaratıcı ve hararet yükseltici olabilir ama haddini bilmeyen bir kişinin hissettireceği duyguların yanında bu bedel bence gayet makul görülmelidir.
Muhatap olduğumuz herkesin hem bir birey olarak hem de bir iş insanı olarak bizlere hak ettiğimiz saygıyı gösterdiği, bunu sağlayabilmek için de bizlerin herkese üst düzey saygı gösterdiğimiz günler dilerim.
Haftaya görüşmek üzere…












