Elbirliği Mülkiyetinden Paylı Mülkiyete Geçiş
Vefat sonrasında taşınmaz doğrudan elbirliği mülkiyeti (tereke ortaklığı) statüsüne geçer. Bu aşamada hiçbir mirasçı kendi payını tek başına üçüncü bir kişiye satamaz; tüm kararların oy birliğiyle alınması gerekir.
- Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı): Noterden veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden mirasçılık oranlarını gösteren belge alınır.
- İntikal ve Vergi: Veraset ve İntikal Vergisi beyannamesi verilip ilişiği kesildikten sonra Tapu Müdürlüğü’ne intikal başvurusu yapılır.
- Paylı Mülkiyete Dönüşüm: Bağımsız hisse satışı yapabilmek için tapu kaydının paylı mülkiyete çevrilmesi zorunludur. Bu işlem, tüm mirasçıların ortak başvurusuyla veya tek bir mirasçının talebi üzerine diğer hissedarlara tebligat çıkarılması yoluyla tamamlanır.
Kardeşler Arası ve Mirasçılar İçi Pay Devrinde Kolaylık
Miras kalan taşınmazlarda pay devri sadece aile içinde (mirasçılar arasında) yapılacaksa mevzuat süreci pratikleştiren kolaylıklar sunar:
- Yazılı Sözleşme Yeterliliği: Türk Medeni Kanunu m. 677 uyarınca mirasçıların kendi aralarında yapacakları miras payının devri sözleşmelerinde noter şartı aranmaz; tüm mirasçıların ıslak imzasını taşıyan yazılı bir sözleşme hukuken geçerli kabul edilir.
- Doğrudan Tapu Tescili: Mirasçılar, aralarında hazırladıkları bu yazılı devir sözleşmesi ve kimlik belgeleriyle birlikte Tapu Müdürlüğü’ne müracaat ederek hisse devrini doğrudan tescil ettirebilir.
- Önalım Riskinin Bulunmaması: Pay devri bir başka mirasçıya veya paydaşa yapıldığında diğer hissedarlar önalım (şufa) davası açamaz.
Payın Üçüncü Bir Kişiye Satışı ve Kritik “Önalım (Şufa)” Riski
Kendi hissenizi mirasçı olmayan üçüncü bir şahsa satmanız yasal olarak mümkündür. Tapu senedi üzerinde pay ve payda oranınız (örneğin 1/4, 3/16) açıkça belirtilir ve devir yalnızca bu pay üzerinden gerçekleşir. Ancak bu işlemde en önemli hukuki engel kanuni önalım (şufa) hakkıdır.
Türk Medeni Kanunu m. 732: Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki hissesini üçüncü bir kişiye satması halinde, diğer paydaşlar söz konusu payı öncelikle satın alma hakkına sahiptir.
Yeni Düzenlemeyle Değişen Hak Düşürücü Süreler
Yapılan mevzuat güncellemeleri, taşınmaz alan üçüncü kişilerin uzun süre dava tehdidi altında kalmasını önlemek amacıyla süreleri netleştirmiştir:
| Bildirim Durumu | Hak Düşürücü Dava Süresi |
| Noter Aracılığıyla Bildirim Yapılmışsa | Bildirimin tebliğinden itibaren 3 ay |
| Noter Bildirimi Yapılmamışsa (Yeni Dönem Satışları) | Tapu devir tarihinden itibaren 1 yıl |
Satış sonrasında diğer hissedarlara noter marifetiyle bildirim yapılmazsa, paydaşlar satışı öğrendikleri tarihe bakılmaksızın satış tarihinden itibaren 1 yıl içinde Asliye Hukuk Mahkemesi’nde önalım davası açarak tapunun kendilerine devredilmesini talep edebilir.
Satış Sürecinde Hukuki Güvenlik İçin 3 Önlem
- Yazılı Feragatname Alın: Satış öncesinde diğer hissedarlardan önalım haklarından feragat ettiklerine dair noter onaylı feragatname almak veya tapuya şerh düşürmek tüm dava riskini sıfırlar.
- Fiili Taksim Durumunu Belgeleyin: Eğer taşınmaz fiziken parsellere/bölümlere ayrılmış ve herkes kendi alanını uzun süredir sorunsuz kullanıyorsa (fiili taksim), Yargıtay içtihatlarına göre önalım davası açılamaz.
- Tapu Harcı Bedeline Dikkat Edin: Tapuda gayrimenkul bedelini rayiç bedelin altında göstermek büyük risktir. Önalım davası açıldığında paydaş, tapuda beyan edilen resmi bedel üzerinden hisseyi geri alma hakkına sahiptir. Tapudaki tutarın alıcıya fiilen ödenen gerçek bedelle birebir aynı olması gerekir.












