Büyük tesislerde on binlerce kişiyi bulan hak sahibinden tek tek izin alma zorunluluğunu “hayatın olağan akışına aykırı” bulan Danıştay, mülkiyet hakkının genelgelerle kısıtlanamayacağına hükmetti.
Binlerce Kişiden Onay Almak Fiilen İmkansızdı
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın yayımladığı 2024/2 sayılı Genelge, devremülkünü kısa süreli kiraya vermek isteyen mülk sahiplerini adeta çıkmaza sokmuştu. Bazı projelerde tek bir bağımsız bölümde 50’ye yakın hak sahibi bulunurken, devasa tesislerde bu sayı binlerce kişiye ulaşıyordu. Mevcut düzenleme, her kiralama işlemi için bu kişilerin tamamından muvafakat alınmasını şart koşuyordu.
Açılan dava sonucunda Danıştay 4. Dairesi, 4 Şubat 2026 tarihli kararıyla bu anlamsız zorunluluğa “dur” dedi. Mahkeme, bu yükümlülüğün kanunda açık bir dayanağı olmadığını ve uygulamada fiilen yerine getirilmesinin imkansız olduğunu vurguladı.
Karar Ne Anlama Geliyor? Mülkiyet Hakkına Vurgu!
Hukukçulara göre bu karar, idarenin genelgeler yoluyla yeni yükümlülükler yaratamayacağını ve mülkiyet hakkına yönelik sınırlamaların ancak yasal (kanuni) bir dayanağa sahip olması gerektiğini net bir şekilde ortaya koydu.
Denetimler Devam Ediyor mu? Evet. Bu iptal kararı, devremülklerin tamamen denetim dışı kaldığı anlamına gelmiyor. Devremülkler, mevcut yasal düzenlemelere ve güvenlik prosedürlerine tabi olmaya devam edecek; yalnızca “uygulanması imkansız olan” ek muvafakat şartı devreden çıkmış olacak.
Devremülk Sahipleri Artık İzin Almadan Kiralama Yapabilecek mi?
Açılan davanın mimarlarından Prof. Dr. E. Saba Özmen ve Avukat Şimal M. Tol Öztürk’ün açıklamalarına göre, Danıştay’ın kararı bu şartın hukuken uygulanamayacağını açıkça gösteriyor.
Ancak süreç henüz tamamen kapanmış değil; dosya şu an temyiz aşamasında. Buna rağmen mevcut Danıştay kararı, sadece muvafakat eksikliği gerekçe gösterilerek kesilen para cezalarına ve uygulanan idari işlemlere karşı mülk sahipleri için çok güçlü bir emsal teşkil ediyor.
Sorunun Temeli: Hukuki Tanım Hatası
Uzmanlar, uyuşmazlığın temelinde devremülk sisteminin hukuki niteliğinin yanlış değerlendirilmesi yattığını belirtiyor. Devremülk hakkı, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında paya bağlı bir irtifak hakkıdır ve klasik konut kiralamasından tamamen farklı özellikler taşır. Dolayısıyla, düz konutlara uygulanan kuralların doğrudan devremülklere dayatılması ciddi bir hukuki karmaşaya yol açıyordu.
Şimdi Ne Olacak? Gözler İdari Dava Daireleri Kurulu’nda
Hukuki mücadele sadece muvafakat şartıyla sınırlı değil. Davacılar, devremülk sisteminin yapısıyla bağdaşmayan ve mülkiyet hakkını aşırı sınırlayan diğer düzenlemelerin de iptali için temyize gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı ise kararın kaldırılmasını talep etti.
Dosya şu anda Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun önünde. Kurul kararı onayabilir, değiştirebilir veya bozabilir. Ancak Danıştay’ın verdiği bu ilk karar, devremülk sektöründe kanun dışı ve fahiş bürokratik engellerin önüne geçilmesi adına tarihi bir adım olarak kayıtlara geçti.












