Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Türk Ceza Kanunu (TCK) çerçevesinde ev sahiplerinin hukuka aykırı olarak başvurduğu fiilî baskılar, ciddi tazminat ve hapis cezası risklerini beraberinde getiriyor.
Kanuna Aykırı Kira Artışı Dayatamaz
Kira artış oranları keyfi olarak belirlenemez. Yasal mevzuata (TBK m. 344) göre yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak tavan artış oranı, TÜFE 12 aylık ortalaması esas alınarak hesaplanır. Ev sahibinin bu oranın üzerinde tek taraflı zam dayatması hukuken geçersizdir. Beş yılı dolduran sözleşmelerde ise kiranın piyasa rayicine uyarlanması ancak Kira Tespit Davası yoluyla talep edilebilir.
Tahliye Amacıyla Elektrik, Su veya Doğalgazı Kestiremez
Kiracıyı bezdirip tahliyeye zorlamak amacıyla abonelikleri iptal ettirmek veya sayaçları söktürmek ağır bir hukuka aykırılıktır. Bu eylem, TCK kapsamında Huzur ve Sükûnu Bozma (TCK m. 123) ve somut olaya göre Görevi/Hakkı Kötüye Kullanma veya Hakkı Olmayan Yere Tecavüz suçlarını oluşturabilir. Kiracı, mahkemeden tedbir kararı alabileceği gibi maddi ve manevi tazminat davası da açabilir.
Kiracının Rızası Olmadan Eve Giremez
Kira sözleşmesi devam ettiği sürece konutun dokunulmazlığı kiracıya aittir. Mülk sahibi dahi olsa, kiracının açık rızası ve izni olmadan eve girmek Konut Dokunulmazlığının İhlali (TCK m. 116) suçunu teşkil eder ve 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası yaptırımı bulunur.
Kapının Kilidini Değiştiremez
Kiracının eve erişimini engellemek amacıyla kilidi değiştirmek veya kapıyı mühürlemeye kalkışmak doğrudan suç teşkil eder. Bu eylem, hem konut dokunulmazlığının ihlali hem de Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma / Hakkını Aramaktan Men Etme kapsamında değerlendirilir.
Kiracının Eşyalarını Dışarı Çıkaramaz
Ev sahibinin kendi inisiyatifiyle kiracının eşyalarını kapı önüne koyması veya tahliye etmesi yasal değildir. Bu durum TCK m. 151 uyarınca Mala Zarar Verme ve duruma göre Hırsızlık/Yağma isnatlarına konu olabilir. Tahliye işlemi yalnızca icra müdürlüğü ve icra memurları eliyle, kesinleşmiş bir ilam veya takip sonucunda gerçekleştirilebilir.
Sadece “Evden Çık” Diyerek Tahliye Edemez
“Sözleşme süresi bitti” ya da “Evimden çıkmanı istiyorum” demek tahliye için yeterli değildir. Konut kiralarında sözleşmeler, kiracı fesih bildirimi yapmadığı sürece kanunen 1’er yıllık sürelerle otomatik olarak uzar. Ev sahibinin sebepsiz tahliye hakkı ancak 10 yıllık uzama süresi tamamlandıktan sonra (üç ay önceden yazılı bildirimle) doğar.
Yasal Tahliye Yollarını İzlemek Zorundadır
Kanunda öngörülen tahliye nedenleri sınırlıdır:
- Gerçek ve samimi ihtiyaç nedeniyle tahliye (TBK m. 350) (Tahliye sonrası mülk 3 yıl başkasına kiralanamaz, aksi halde eski kiracıya en az 1 yıllık kira bedeli tutarında tazminat ödenir),
- Usulüne uygun düzenlenmiş yazılı tahliye taahhüdü,
- Bir kira dönemi içinde haklı gerekçeyle çekilen iki haklı ihtar,
- Yeniden inşa veya esaslı onarım ihtiyacı.
Kira ilişkilerinde yaşanan uyuşmazlıklarda şahsi müdahaleler ve baskı yöntemleri kiraya vereni haklıyken haksız duruma düşürmekte ve ceza davalarına zemin hazırlamaktadır. Taraflar arasındaki anlaşmazlıkların çözümü için öncelikle Zorunlu Arabuluculuk mekanizması ve ardından Sulh Hukuk Mahkemeleri nezdinde yasal süreçlerin takip edilmesi zorunludur.












