Hisseli Tapuda Büyük Risk: Kendi Yaptığın Evin Ortakları Olabilir!

Türkiye’de miras yoluyla kalan ya da ortak mülkiyete konu olan arsa ve tarlalar üzerine ev yapmak, vatandaşlar arasında oldukça yaygın bir durum. Aile içi güven ilişkisine dayanarak inşa edilen bu yapılar, uzun vadede mülk sahiplerine huzur verse de hukuki açıdan pimi çekilmiş bir bombaya dönüşebiliyor.

Tapu kayıtlarında sadece “arsa” veya “tarla” olarak görünen taşınmazlar üzerine kişisel bütçeyle yapılan evler, gerekli hukuki adımlar atılmadığı takdirde ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) ya da kamulaştırma süreçlerinde hak sahiplerini büyük mağduriyetlerle karşı karşıya bırakıyor.

Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Av. Elvan Kakıcı Şimşek, hisseli taşınmazlar üzerindeki yapıların hukuki statüsünün zamanında belirlenmemesinin, yılların emeğini ve birikimini bir anda yok edebileceği konusunda kritik uyarılarda bulundu.

Tapuda Ev Yoksa, Fiili Durumun Önemi Kalmıyor

Birçok vatandaşın babadan kalan tarlaya ya da sözlü olarak paylaşılan hisseli arsalara kendi imkanlarıyla konut inşa ettiğini belirten Av. Elvan Kakıcı Şimşek, hukuki gerçekliğin fiili durumdan çok farklı işlediğini vurguladı. Şimşek, konuyla ilgili şu ifadelere yer verdi:

“Vatandaşlarımız büyük maliyetlere katlanarak, yılların birikimiyle bu evleri inşa ediyor. Ancak tapu kaydında bu yapı yer almıyorsa, hukuken o evin bedeli üzerinde tek başınıza hak sahibi olduğunuzu düşünmek tamamen yanıltıcıdır. Resmi kayıtlarda görünmeyen bir yapının mülkiyet hakkını iddia etmek, ilerleyen süreçlerde neredeyse imkansız hale gelebilir.”

Ortaklığın Giderilmesi Davalarında Paydaş Şoku

Özellikle mirasçılar arasında son yıllarda ciddi artış gösteren ortaklığın giderilmesi davalarında, üzerinde ev bulunan hisseli araziler mahkeme kanalıyla satışa çıkarılıyor. Satış esnasında bilirkişi raporuyla belirlenen ev bedeli de toplam ihale bedeline dahil ediliyor.

Hukuki koruma sağlanmadığı takdirde en büyük riskin bu aşamada yaşandığına dikkat çeken Şimşek, “Kendi cebinizden ödeyerek yaptığınız evin satış bedeli, hukuki bir önlem alınmadıysa sadece size ödenmez. Elde edilen tüm gelir, arazideki payları oranında diğer tüm hissedarlara dağıtılır. Yani kendi ellerinizle inşa ettiğiniz evin bedeli, ortaklarınız arasında paylaştırılır” sözleriyle tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.

Benzer bir riskin kamulaştırma süreçlerinde de geçerli olduğunu ifade eden Av. Elvan Kakıcı Şimşek, devlet tarafından yapılan kamulaştırmalarda yapı bedelinin kime ödeneceğinin resmi olarak ispatlanamaması durumunda yine büyük hak kayıpları yaşanacağını belirtti.

Tek Çözüm Yolu: Muhtesatın Aidiyeti Davası

Yaşanabilecek bu büyük maddi kayıpların önüne geçmenin yasal bir yolu bulunuyor. Av. Elvan Kakıcı Şimşek, bu tür durumlar için çözümün “muhtesatın aidiyeti davası” açmak olduğunu belirtti.

Bu dava sayesinde, arazi üzerindeki binanın, ağaçların ya da her türlü yapının kim tarafından, ne zaman ve hangi mali kaynaklarla inşa edildiği mahkeme kanalıyla resmiyet kazanıyor.

Dava sürecinin işleyişine değinen Şimşek, “Yapıyı kendi imkanlarıyla tamamladığını faturalar, belgeler, tanık beyanları ve bilirkişi incelemeleriyle ispat eden kişi, mahkemeden aidiyet kararı alır. Bu karar sayesinde, gelecekte açılacak bir ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma davasında, satış bedeli içindeki yapıya ait payın tamamını tek başına alma hakkına kavuşur” dedi.

Aile İçi Güvene Dayanarak Hukuki Önlemi Geciktirmeyin

Vatandaşların genellikle “nasılsa akrabayız, aramızda sorun çıkmaz” düşüncesiyle hareket ettiğini ancak yıllar sonra değişen aile dinamikleri ya da yeni kuşak mirasçıların devreye girmesiyle işin renginin değiştiğini belirten Şimşek, uyarılarını şu sözlerle noktaladı:

“Bugün hiçbir sorun yokmuş gibi görünebilir. Ancak yıllar sonra açılacak bir izale-i şuyu davası ya da acil bir kamulaştırma kararı, telafisi imkansız zararlara yol açar. Geri dönüşü olmayan bu yola girmemek adına, hisseli taşınmaz üzerinde evi olan tüm vatandaşların vakit kaybetmeden bir uzman desteği alarak gerekli hukuki süreçleri başlatması hayati önem taşımaktadır.”

Exit mobile version