Reel kayıp dikkat çekiyor
Konut fiyatları yıllık bazda artış göstermeye devam etse de bu artış, enflasyon oranının gerisinde kalıyor. Bu durum, yatırımcının satın alma gücü açısından zarar etmesi anlamına geliyor. Nitekim son dönemde yapılan hesaplamalar, konut fiyatlarının enflasyondan arındırıldığında gerilediğini ve reel getirinin negatife döndüğünü gösteriyor.
Özellikle aylık bazda artışların oldukça sınırlı kalması, fiyatların enflasyon karşısında erimesini hızlandırıyor. Bu da konutun “güvenli liman” algısının sorgulanmasına neden oluyor.
Büyük şehirlerde tablo değişmiyor
İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirlerde de benzer bir tablo söz konusu. Fiyatlar nominal olarak artmaya devam etse de, reel bazda ya yerinde sayıyor ya da düşüş eğilimi gösteriyor. Bazı dönemlerde bu şehirlerde aylık fiyat gerilemeleri dahi gözlemleniyor.
Bu durum, özellikle kısa vadeli yatırım yapanların beklentilerini zayıflatırken, piyasada daha temkinli bir yaklaşımı beraberinde getiriyor.
Talep var, kazanç yok
Piyasada dikkat çeken bir diğer unsur ise talebin tamamen ortadan kalkmamış olması. Konuta olan ilgi sürse de, yatırımcı açısından getirinin düşmesi karar süreçlerini etkiliyor. Uzmanlara göre talep canlı kalsa bile satış sürelerinin uzaması ve fiyat artış hızının düşmesi, piyasada bir denge arayışına işaret ediyor.
Kiralar farklı bir seyir izliyor
Konut fiyatları reel olarak gerilerken, kiralarda ise farklı bir tablo öne çıkıyor. Yeni kiracı fiyatlarının hem nominal hem de bazı dönemlerde reel olarak artmaya devam etmesi, yatırımcıların “kira getirisi” odaklı stratejilere yönelmesine neden oluyor.
Uzmanlara göre kritik eşik: Enflasyon
Uzmanlar, konut yatırımının yeniden cazip hale gelmesi için enflasyonun düşüş trendine girmesi gerektiğini vurguluyor. Enflasyonun kontrol altına alınması ve finansman maliyetlerinin gerilemesi durumunda, konut piyasasında yeniden reel kazanç döneminin başlayabileceği ifade ediliyor.
Algı değişiyor
Özetle, konut fiyatları artmaya devam etse de yatırımcı için asıl belirleyici olan reel getiri oluyor. Mevcut tabloda ise konut yatırımcısı, enflasyon karşısında kazanç sağlamakta zorlanıyor. Bu durum, gayrimenkulün “her koşulda kazandırır” algısının yerini daha seçici ve analiz odaklı bir yatırım yaklaşımına bıraktığını gösteriyor.















