Kâğıt üzerinde oldukça cazip görünen bu hamle, uzun vadede büyük bir finansal kayba dönüşebilir mi? Konunun uzmanları, yüksek faiz dönemlerinde yapılan bu hatanın geçmişte pek çok aileye konutunu kaybettirdiğini belirterek kritik uyarılarda bulunuyor.
İlk Yıl “Zenginlik” İllüzyonu, Sonrası Büyük Erime
Yüksek faiz dönemlerinde, eldeki gayrimenkulü satıp nakde geçmek kısa vadede çok cazip bir getiri sunar. Örneğin, bugün 10 milyon TL değerindeki bir konutu satıp bankaya yatırdığınızda elde edeceğiniz aylık faiz getirisi, ilk etapta rüya gibi bir yaşam standardı sunabilir. Ancak bu durum, uzmanlar tarafından tamamen bir “illüzyon” olarak tanımlanıyor.
Geçmiş yıllardaki yüksek faiz dönemlerinden (örneğin 1994 yılındaki 5 Nisan Kararları sonrasındaki süreçten) ders çıkarmak gerekiyor. O dönemde de yüksek faiz cazibesine kapılarak evini satan pek çok aile;
- İlk yıl faiz geliriyle son derece lüks ve rahat bir hayat yaşadı.
- İkinci yıl enflasyonun etkisiyle alım gücünün düşmeye başladığını hissetti.
- Üçüncü ve sonraki yıllarda ise ana para enflasyon karşısında adeta eridi ve bir zamanlar ev alan o devasa bütçe, market alışverişini bile zor karşılar hale geldi.
Enflasyon Karşısında Faiz Neden Kaybettirir?
Bugün bankadan alınan yüksek aylık faiz ödemeleri hayat kalitesini yükseltiyor gibi görünse de, madalyonun diğer yüzünde enflasyon canavarı yer alıyor.
Faiz gelirini harcadığınız her ay, aslında ana paranızın reel değerini korumasını engellersiniz. Enflasyon oranının yüksek olduğu bir ekonomide, bankadaki ana paranız sabit kalırken piyasadaki her şeyin fiyatı (başta gayrimenkul olmak üzere) katlanarak artar. Birkaç yıl sonra bankadaki paranızla, sattığınız evin kapısını bile satın alamayacak duruma gelebilirsiniz.
Konut Neden Her Zaman Güvenli Liman?
Gayrimenkul piyasası durgunluk dönemlerinden geçse bile, beton ve toprak her zaman enflasyona karşı en dirençli yatırım araçlarının başında gelir. Eviniz yerinde durduğu sürece hem değeri enflasyon oranında (ve hatta bazen üzerinde) güncellenir hem de size düzenli bir kira geliri sağlar.
Bugünün yüksek faiz oranları geçici bir rahatlık sunsa da, uzun vadede gayrimenkul gibi somut bir varlığı satıp nakit parayı faizde erimeye bırakmak, finansal açıdan telafisi zor pişmanlıklara yol açabilir. Finansal okuryazarlık, bugünün yüksek rakamlarına değil, o rakamların gelecekteki satın alma gücüne odaklanmayı gerektirir.












