Otopark Alanı Şahsa Değil, “Daireye” Aittir
Bir binanın yönetim planında otopark alanları belirlenirken, kullanım hakkı genellikle kişilerin ismine değil, bağımsız bölüm numarasına (daireye) yapılır. Bu durum, kullanım özgürlüğünün sınırlarını da belirler:
- Bağımsız Bölüme Tahsis: Eğer yönetim planında “10 numaralı daireye iki araçlık yer ayrılmıştır” ibaresi varsa, bu hak o dairenin mülkiyetine sıkı sıkıya bağlıdır.
- Kullanım Serbestisi: Tahsis edilen yerin amacına uygun kullanılması kaydıyla, o dairede ikamet edenlerin kullanımı serbesttir. Mülk sahibi kendi aracını park edebileceği gibi, geçici olarak kullandığı bir yakınının aracını da bu alana koyabilir.
- Kiracı Hakları: Daire kiraya verildiğinde, bağımsız bölüme bağlı olan tüm kullanım hakları kiracıya geçer. Dolayısıyla ev sahibinin tahsisli otopark hakkını kiracının kullanması en doğal yasal haktır.
“Yabancı Araç” Yasağının Gerçek Nedeni
Pek çok sitede gördüğümüz “Dışarıdan araç giremez” kuralı, aslında mülk sahiplerini koruma amacı taşır. Genellikle otopark kapasitesi, bağımsız bölüm sayısına göre planlandığı için misafir araçlara yer kalmaz.
Yabancı araç yasağı, tahsisli yerlerin işgal edilmesini ve daire sakinlerinin mağdur olmasını engellemek için konulur. Yani mesele “plaka” değil, “hak sahipliği” meselesidir.
Eğer yönetim planında dairenize özel bir otopark alanı tanımlanmışsa, bu alanın kontrolü o bağımsız bölümü kullanan kişidedir. Kendi alanınıza park ettiğiniz sürece, aracın mülkiyetinin size mi yoksa bir yakınınıza mı ait olduğu bu hakkı ortadan kaldırmaz. Önemli olan, tahsis edilen alanın dışına çıkmamak ve diğer sakinlerin hakkına tecavüz etmemektir.















