Bu sorunun cevabını vermeden önce başka bir soru soralım.
Herkes doktor olabilir mi?
Herkes avukat olabilir mi?
Herkes öğretmen olabilir mi?
Muhtemelen çoğumuz aynı cevabı verecektir: Hayır.
Çünkü bu mesleklerin her biri yıllar süren eğitim, emek ve tecrübe gerektirir. Kimse tıp fakültesine başlayıp altı ay sonra iyi bir doktor olmayı beklemez. Aynı şekilde bir avukatın ya da öğretmenin de mesleğinde olgunlaşması zaman ister.
Peki konu gayrimenkul danışmanlığı olunca neden farklı düşünüyoruz?
Kanunen bakarsak herkes gayrimenkul danışmanı olabilir. Bir ofise katılabilir, kartvizit bastırabilir ve mesleğe başlayabilir.
Ancak mesleğe başlamakla mesleği yapmak aynı şey değildir.
Çünkü bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir.
Birçok kişi bu mesleği sadece satışla ilişkilendiriyor. Oysa işin görünen kısmı satışsa, görünmeyen kısmı güven oluşturmaktır. Güven oluşturmak ise çoğu zaman insanların düşündüğünden daha uzun sürer.
Son yıllarda sektöre giren birçok kişiyle tanışıyorum. İlk görüşmelerde benzer cümleleri sık duyuyorum:
“Bu işte para varmış.”
“Bir iki satış yapınca işler yürür herhalde.”
Ancak birkaç ay sonra o insanların önemli bir kısmını sektörde göremiyoruz.
Bunun temel nedenlerinden biri beklenti ile gerçekliğin aynı olmaması. Birçok kişi bu mesleğe sonuç odaklı bakıyor; ancak gayrimenkul danışmanlığı önce öğrenmeyi, sonra güven oluşturmayı, en sonunda da sonuç almayı gerektiren bir süreç. Bu sıralama atlandığında hayal kırıklıkları da kaçınılmaz oluyor.
Çünkü işin görünen tarafı cazip olsa da görünmeyen tarafı oldukça zorlu.
Bölgeyi öğrenmek gerekiyor. Piyasayı takip etmek gerekiyor. İnsanlarla sürekli iletişim halinde olmak gerekiyor. Bazen yüzlerce telefon görüşmesi yapıp sonuç alamadığınız dönemler oluyor. Bazen aylarca emek verdiğiniz bir iş son anda gerçekleşmeyebiliyor.
Üstelik bütün bunları yaşarken motivasyonunuzu korumanız ve ertesi gün yeniden aynı disiplinle çalışmaya devam etmeniz gerekiyor.
Aslında düşündüğümüzde diğer mesleklerden çok farklı bir durum yok.
Bir doktorun uzmanlaşması yıllar alıyor. Bir mühendisin sahada tecrübe kazanması yıllar alıyor. Bir avukatın mesleki birikimi zamanla oluşuyor.
Gayrimenkul danışmanlığında da uzmanlaşmanın kısa bir yolu yok.
Bu nedenle mesleğe giren herkesin kendisine şu soruyu sorması gerektiğini düşünüyorum:
Ben bu işi gerçekten öğrenmek istiyor muyum, yoksa sadece sonuçlarını mı istiyorum?
Çünkü çoğu zaman insanlar mesleklerin getirdiği başarıyı görüyor, o başarının arkasındaki yılları görmüyor.
Oysa bu meslekte de kalıcı başarı; sabır, istikrar ve sürekli gelişimle geliyor.
Belki de doğru soru “Herkes emlakçı olabilir mi?” değildir.
Doğru soru şudur:
Herkes bu mesleğin gerektirdiği emeği göstermeye hazır mı?
Çünkü bir mesleğin değerini, o mesleğe giren insan sayısı değil; yıllar sonra hâlâ aynı ciddiyetle yapmaya devam eden insanlar belirler.












