Kira Sözleşmesindeki “6 Ay Önceden İhbar” Şartı İhlal Edildi
Uyuşmazlığa konu olan olayda, 2011 yılında 5 yıllığına kiralanan dev bir lojistik depo niteliğindeki iş yeri için taraflar özel bir şart üzerinde anlaşmıştı. Sözleşmeye göre kiracı, mülkü tahliye etmek istemesi durumunda bu kararını en az 6 ay önceden mülk sahibine bildirmekle yükümlüydü.
Ancak aylık kirası 140 bin 630 Dolar olan iş yerinde kiracı, 2016 yılının Ocak ayında mülk sahibine hiçbir resmi ihbarda bulunmadan dükkanı erken tahliye etti. Mağdur olduğunu ifade eden dükkan sahibi, tazminat talebiyle konuyu yargıya taşıdı.
Mahkemenin “1 Aylık Tazminat” Kararı Yargıtay’a Takıldı
Yerel Mahkeme (Sulh Hukuk Mahkemesi), taşınmazın yeniden kiraya verilebilmesi için gereken makul süreyi 1 ay olarak tespit etti ve kiracının 140 bin 630 Dolar ödemesine karar verdi. Taraf avukatlarının taşıdığı Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) de bu kararı yerinde bularak istinaf başvurularını reddetti.
Ancak dosyanın taşındığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, alt mahkemelerin bu değerlendirmesini hatalı buldu. Yargıtay, tarafların hür iradeleriyle sözleşmeye ekledikleri maddelerin bağlayıcı olduğuna dikkat çekti.
Yargıtay: Tarafların Anlaştığı İhbar Süresi Esastır
Yargıtay kararında, erken tahliyelerde genel kuralın “mülkün aynı şartlarla yeniden kiraya verilebileceği makul süre” olduğu hatırlatılmakla birlikte, sözleşmedaki özel hükme vurgu yapıldı. Kararda, tarafların fesih ihbar süresini sözleşmeyle açıkça 6 ay olarak belirledikleri, bu nedenle makul süre tazminatının da 6 aylık kira bedeli üzerinden hesaplanması gerektiği ifade edildi.
Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırarak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin hükmünü oy birliğiyle bozan Yargıtay’ın bu kararı; sözleşmede yazılı bildirim sürelerine uymadan taşınmazı boşaltan kiracılar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Karar doğrultusunda, benzer şartları ihlal eden kiracılar sözleşmedeki ihbar süresi kadar kira tazminatı ödemek zorunda kalabilecek.












