Karara göre; kira sözleşmesi imzalandığı sırada hakkında herhangi bir “riskli yapı tespiti” bulunmayan bir iş yerinin, mülk sahibinin (kiraya verenin) sonradan yaptırdığı karot testi ve riskli yapı başvurusu neticesinde ayıplı hale gelmesi ve tahliye edilmesi durumunda, oluşan kâr kaybından mülk sahibi sorumlu tutulacak.
Süreç Nasıl İlerliyor?
Sözleşme tarihinde binada yasal olarak belgelenmiş herhangi bir risk bulunmazken, dükkan veya iş yeri sahibinin kendi talebiyle başlattığı karot testi incelemesi sonrasında yapının “riskli yapı” olarak tescillenmesi, kiralananın kullanım amacına uygunluğunu ortadan kaldırıyor.
Bu tespit doğrultusunda binanın tahliyesi zorunlu hale geldiğinde, iş yerini boşaltmak zorunda kalan ticari kiracının faaliyeti kesintiye uğruyor. Yargıtay, kiralanan taşınmazı sözleşme süresince kullanıma elverişli bulundurma borcu kapsamında, kiraya verenin bu süreçten doğan kâr kaybı ve zararları tazmin etmekle yükümlü olduğuna karar verdi.
Emsal Kararın Detayları
- Yargıtay 3. Hukuk Dairesi JPG
- Esas No: 2025/5753 JPG
- Karar No: 2026/3063 JPG
İş Dünyası ve Mülk Sahipleri İçin Ne Anlama Geliyor?
Alınan bu karar, özellikle kentsel dönüşüm sürecindeki binalarda yer alan ticari işletmeler açısından büyük önem taşıyor. Kiraya verenler, kiracılı durumdaki iş yerlerinde kentsel dönüşüm veya karot testi başvurusu yapmadan önce kiracının olası ticari zararlarını ve tazminat sorumluluklarını hesaba katmak durumunda kalacak. Kiracı esnaf ve şirketler ise sözleşme şartları güvencesindeyken ellerinde olmayan sebeplerle tahliye edilmeleri halinde uğradıkları kâr kaybını hukuki yoldan talep edebilecek.












