Merhabalar, iyi pazarlar.
Dünya tarihinde gücün kaynağı sürekli bir değişim ve dönüşüm içerisindedir.
Kısaca özetlemek gerekirse, önce en iyi avcılık silahlarını kullananlar hüküm sürdüler. Ardından yerleşik hayata geçtik ve bu defa toprağa en çok sahip olanların dediği oldu.
Sonra 1700’lü yıllarda gerçekleşen Sanayi Devrimi 1.0 ile karşımıza üretim yapanların, energy kaynaklarının ve bunlara sahip olanların gücünün yükseldiği bir dönem çıktı. 1960’lardan itibaren de, adı tam olarak bu şekilde konmamış olsa da, Bilişim Devrimi başladı ve bilginin, verinin, iletişimin en büyük güç kaynağı olduğu bir dönemin içinde bulduk kendimizi.
Bugün dünyanın en büyük 10 şirketinin 7’sinin birer bilişim şirketi olduğu ve internetin fişini çektiğimizde neredeyse geriye sadece bir “hiç” kalan günlerdeyiz.
Bir gayrimenkul danışmanı olarak yaşanan bu tarihi gelişime, “ben bildiğim gibi çalışırım” diyerek meydan okumak ya da karşı çıkmak büyük bir kaynak israfından öteye geçmeyecektir. Dönemin güç kaynaklarını idrak etmiş ve işimizin bir bilgi yönetimi işi olduğunu kabullenmiş meslektaşlarım için bir gayrimenkul danışmanının optimum büyüklükte, belirli ve iyi tanımlanmış BİR BÖLGEDE SÜREKLİ GÜNCEL BİLGİYE ulaşması gereken alanları ve bunları nasıl birer yöntemle depolaması gerektiğini kısaca sıralamak istiyorum.
Öncelikle bir gayrimenkul bölgesinde hakkında bilgi toplanması gereken üç temel unsur vardır. Bunlar bu bölgede bulunan MÜLKLER, bu mülklerde yaşayan / faaliyet gösteren İNSANLAR ve bu mülklerin el değiştirmesi ile ortaya çıkan PİYASADIR. Bir gayrimenkul danışmanın en temel görevi bu üç alanda sürekli olarak GÜNCEL, ORGANİK ve GÜVENİLİR bilginin peşinde koşmak olmalıdır.
Malum olduğu üzere SOKAKTAN toplanacak bilginin yerini ülkemizdeki gayrimenkul dünyasında ne yazık ki hiçbir açık kaynak, resmi kaynak ya da dijital ortamdan temin etmek mümkün değildir. Sonsuza kadar sürecek bu bilgi toplama mücadelesinden elde edilen bilgiyi de bazı temel tablolarda sürekli DEPOLAMAK ve yeri geldiğinde kullanabilmek için ULAŞILABİLİR, YÖNETİLEBİLİR kılmamız gerekir.
Öncelikle belirtmek isterim ki, herkes için en kolay yönetebileceği veritabanı yönetimi sistemini kullanmasını öneririm. Bununla birlikte karşınıza çıkacak pek çok Müşteri İlişkileri Yönetimi (CRM) uygulamasının ya da programının benim anlattığım tarzda bir bölgede veritabanı yönetebilmek için çok kullanışlı olmayacağını değerlendiriyorum.
Bu sebeple bölgenizdeki HER SATIRIN BİR MÜLKÜ TEMSİL ETTİĞİ, adına Gayrimenkul Bölgesi Veritabanı diyebileceğimiz; açık adres, mülkte yaşayan / faaliyet gösteren kişi / firma bilgisi, mülkiyet durumu, güncel kira / satış bedeli, ne zamandır o mülkte bulunulduğu, hangi tarihte görüşme yapıldığı, görüşmede ele alınan konuların vb. yer alacağı basit bir EXCEL dosyasını en kullanışlı veritabanı yönetimi uygulaması olarak öneriyorum.
Bunun yanında çok kıymetli olan bir diğer bilgi de bölgemizde GERÇEKLEŞMİŞ İŞLEM BİLGİSİDİR. Gerçekleşmiş bir işleme dair bir piyasa bilgisi edinildiğinde kimden, hangi tarihte bu bilginin öğrenildiği ve mülkün yarın benzer bir mülk ile mukayese edilmesi gerektiğinde işe yarayacak büyüklük, kat, cephe, fiyat, işlem tarihi vb. detaylarını da mutlaka bir “Piyasa Veritabanı”nda depolamanızı tavsiye ederim.
Son olarak da, cep telefonunuzdaki rehber ya da bulut uygulamalarına güvenmenin bir adım ötesinde, söz konusu kayıtlı kişileri bir veritabanı haline getirmek için mutlaka bilgisayarınıza indirmeli ve düzenli olarak güncellemelisiniz. Unutmayın, TELEFON REHBERİ BİR VERİTABANI SAYILMAZ!
Söz konusu tabloların örneklerini, kullanma detaylarını ve işimizle ilgili talep edeceğiniz her türlü materyalimi benimle iletişime geçen herkesle, tıpkı UBÇ Eğitimleri sonunda paylaştığım gibi, paylaşmaktan büyük mutluluk duyacağımı vurgulamak isterim.
Bilginin en büyük güç kaynağı olduğunu kabul edip, günümüzün teknolojik nimetlerinden azami ölçüde faydalanarak, kendimizi durmaksızın veritabanımızı geliştirmeye adadığımız günler dilerim.
Haftaya görüşmek üzere…












