Yargıtay kararlarına göre, kiracı adına kayıtlı bir konutun bulunması tek başına tahliye için yeterli sayılmıyor. Mahkemelerin bu noktada aradığı en kritik şart: Evin oturmaya elverişli olması.
Sosyal Durum ve Aile Yapısı Belirleyici Oluyor
Bir konutun tahliye sebebi oluşturabilmesi için kiracının ve ailesinin yaşam standartlarına uygunluğu mercek altına alınıyor. İncelemelerde şu unsurlar ön plana çıkıyor:
- Aile Nüfusu ve Evin Büyüklüğü: Kiracının ailesi için söz konusu evin yeterli oda sayısına ve kullanım alanına sahip olup olmadığı inceleniyor.
- Sosyal ve Ekonomik Durum: Kiracının mevcut yaşam standardı ile sahip olduğu evin niteliklerinin örtüşüp örtüşmediği değerlendiriliyor.
- Fiziki Elverişlilik: Evin oturulabilir durumda olup olmadığı, oturumu engelleyecek ciddi bir hasar veya hukuki engel barındırıp barındırmadığı kontrol ediliyor.
“Kiracının aynı ilçede evi var” tespiti doğrudan bir tahliye kararı getirmiyor. Ev sahibinin haklı sayılabilmesi için söz konusu konutun kiracı ve ailesi açısından gerçekten kullanılabilir ve yaşamaya uygun nitelikte olduğunu kanıtlaması gerekiyor.












